|
Nesebi;
İsfahan'dan
Abülmülk
ailesinden
gelmektedir.
Aileleri
Mecusi idi.
Kendilerinden,
evvelki ismi
sorulduğunda;
"Mabeh' tir"
demişti.
Daha sonra
bizzat
Resulullah
(s.a.v)'in
ağzıyla;
"Selman-ül
Hayr",
(Hayırlı
Selman veya
Hayrın
Selmanı)
diye
değiştirildi.
Künyesi:
Abdullah' tı.
Müminlerin
annesi Hz.
Aişe (r.a)
şöyle
buyuruyordu:
"Birçok
geceler,
Selman ile
Resulü Ekrem
(S.A.V)
yalnız
kalırlardı.
Hatta bu
geceler
ezvacı
tahirattan
hiç kimse
Resulü Ekrem
(S.A.V)'in
hizmetine
girmezdi."
İnancında o
kadar
sağlamdı ki,
kısa zamanda
bizzat
Resulullah
(s.a.v)' tan
yakınları
arasına
alındığı
müjdesine
kavuştu.
"Selman,
bizim efradı
ailemizdendir.
Ehli beytten
sayılır."
Enes b.
Malik'in
(r.a)
rivayeti ile
yine
Resulullah:
"Cennet üç
şahsa
müştaktır:
Ali, Ammar
ve Selman"
buyurdu.
0 kadar sade
giyinirdi ki
köleliğinde
ne kadar
basit
giyinmiş ise
Medain
valisi
olduğu zaman
da aynı hal
ve şekilde
devam etmiş.
Elbisesi
alelade bir
aba, bir
gömlek, bir
şalvardan
ibaretti.
Hatta Medain'
de İranlılar
valiyi bu
kıyafetle
görünce
çocuklar
birbirine:
"gurk amed,
gurk amed
(kurt geldi
kurt geldi)"
diye
hayretle
bağırarak
çağırıyorlardı.
0 kadar
cömertti ki
gelirinden
bir şey
almaz
dağıtırdı.
Ve ancak eli
ile
kazandığını
yemek adeti
idi.
Evi yoktu,
gölgeleri
takip eder,
oturur,
dinlenirdi.
Hizmetçisini
bir işe
yollayınca
hamuru
kendisi
yoğurur;
"Ona iki
vazifeyi
birden
veremeyiz"
derdi.
İnsanlardan
sadaka
almazdı, çok
çekinir,
hatta
fakirlere
bile sadaka
kabul
etmemelerini
tavsiye
ederdi.
Derdi ki:
"Allah
Resulü
(S.A.V) bize
ant verdi ve
şöyle
buyurdu:
"Her
birinizin
taşıyacağı
dünyalık,
bir yolcunun
taşıyacağı
azık kadar
az olsun."
Derdi ki:
"Şunlara
şaşılır;
dünyaya
hırsla
sarılır ama
ölüm onu
arıyor,
unutmuş ama;
unutulmuş
değil, güler
ama bilmez
ki Rabbi
ondan razı
mı değil
mi?"
Hz. Osman'ın
hilafeti
zamanında
vefat etti.
H. 35 M. 655
Mübarek
hilyeleri:
Buğday
renginde,
esmer ve
uzun boylu
idi.
H.A.R DİZAYN
www.gonullersultani.net |