BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM
Ya Rabbi senin mübarek ismini anarak ve senin Rahmetine iltica
ederek sözlerime başlarım. Ya Rabbi sana hamd eder, her işimde
senden yardım dilerim.
Bizleri rüşt ve kemâle ulaştıran Efendimiz Hazreti Muhammed'e
(s.a.v.) ve Ashâb-ı Kirâm'a salat ve selâm olsun.
Cenâb-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de buyuruyor ki; "Haberiniz olsun ki
Allah'ın veli (kulları) için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun
da olacak değillerdir. Onlar iman edip takvaya ermiş olanlardır.
Dünya hayatlarında da ahiret (hayatında) da onlar için müjde
vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişme (imkânı) yoktur. Bu en
büyük saadetin ta kendisidir."'"
Büyük İslâm âlimi Piri Sâmî (k.s.) Hazretleri'nin hayatını biraz
olsun anlatabilmek ve onun yaşantısını, onun fikirlerini gelecek
nesillere aktarabilmek gayesiyle hazırladığım bu kitabın,
Erzincan'ın tasavvufı yapısına da ışık tutacağı kanaatindeyim.
Büyük İslâm âlimi Piri Sâmî (k.s.) Hazretlerini kırık dökük
kelimelerle elbetteki anlatmak imkânsız. Ancak bir başlangıçtır.
İbni Mesrük Tusi Hazretlerine sordular: Tasavvuf nedir? Buyurdu
ki: "Tasavvuf; ayrılık kabil olan şeyden gönülleri temizlemek ve
yine gönlü kendisinden ayırmak, kabil ve caiz olmayana
bağlanmaktır."
II)
Yunus, 62-64.
Aziz ve Celil olan Allah (c.c.) bir kudsî hadiste "Benim
velilerim benim kubbelerim altında gizlidir. Onları benden başka
kimse bilmez"'2' Bazı insanlar vardır ki şeyh ve mürşidlere dil
uzatırlar. Bu onlarda hastalık haline gelmiştir. Yazık çok
yazık, onlar tasavvuf cihanına erme saadetinden çok uzaklar,
onlar bir düşünseler çok şey kaybettiklerini anlayacaklar. Bir
hikmet var ki binlerce, milyonlarca insan bir velinin arkasında
gidiyorlar.
Allahü Teâlâ (c.c.) buyuruyor ki; "Ey iman edenler, Allah'tan
korkun ve sadıklarla beraber olun"(3) Hazreti Mevlânâ bir gün
birini üzüntülsü gördü ve dedi ki; "Bütün gönül darlığı bu âleme
gönül bağlamaktan gelir."
Gönül kuşu her dala yuva yapacak olsa yuva yapacak yer kalmaz,
gönlü öyle bir yere bağlayacaksın ki binlerce kıyamet kopsa sana
yalnızlık derdi çökmesin. Sen onunla olunca o seninle olmaz mı?
Erzincan, büyük İslâm âlimlerinin yaşadığı ve günümüzde de var
olduğu bir yer evet bu günde var. Yeter ki gönlümüzdeki perdeyi
kaldıralım, yüreğimize sevgiyi, acıyı, ağlamayı ve hepsinden
önce merhameti koyalım. Piri Sâmî (k.s.) Hazretleri bir
sohbetlerinde buyuruyor ki; "Kimsenin kalbini kırmayınız,
herkese hürmetle muamele ediniz, zira karşısındaki bir veli
olabilir, böylece onların nazarına ve hikmetine kavuşursunuz.
Evliyanın nazarı ve bakışı kimyadır. Eğer onu bunu incitmeyi huy
ve tabiat edinirseniz bir gün
2) Tezkiretül Evliya, Feridüddin Attar. l3)Tevbe, 119.
bilmeden Allahü Teâlâ'nın (c.c.) sevdiklerinden birinin kalbini
kırar üzersiniz de sonra perişan olursunuz. Nitekim Hadis-i
Kudside ben kalpleri kırık olanların yanındayım buyuruldu. Bunun
için her gördüğünü Hızır bil demişlerdir."'4*
İslâm dinine büyük hizmet eden, İslâm dininin dünyaya
yayılmasında büyük emeği olan cihan devletinin yetiştirdiği biz
fani insanların tarihimizden ve tarihimiz içerisinde yaşamış
olan büyük İslâm âlimlerinin yaşantılarından alacağı çok önemli
dersler var. Cihangir padişah Kanunî Sultan Süleyman Han
Hdime'ye geldiğinde Karamanı Hazretlerinin mescidini büyütüp
cami haline getirdi... Ve o camiye hafızlar, müezzin ve hatip
tayin buyurdu. O sırada dergâhta vazife gören Cerrah Zade Çelebi
Şiicâeddin Karamanı Hazretleri'nin yaptığı duvarı yıktırmayıp
olduğu gibi bıraktı.
Şeyh Karamanı, dergâhını ve mescidini büyütüp imar eden mimarın
rüyasına girdi. Mimar Müslüman değildi ona;
"Ey Usta dedi. Bizim camimizden evvel sen gönlünün imarına bak
ve Müslüman ol. Bu hal ile ölürsen ebedî olarak ateş çukurunda
kalırsın."
Mimar uykudan uyanır uyanmaz kendini sokağa attı ve çığlığı
bastı; "Ey Müslümanlar haberiniz olsun artık ben de Müslüman'ım
ve adını Hidâyettir."01
Ünal TUYGUN
27.02.1997
'" Evliyalar As., s.346.
İstanbul ve Anadolu Erenleri, Tacüddin Karamanı, s.486.