Page 325 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 325

Teveccüh Sohbetleri                                                    323

          Şeriat; ilimdir, ameldir, ihlâstır.
          İlim bilmek, amel işlemek, ihlâs da Hak için; bir makam, mevki, şan, şöhret için değil,
          Hak için işlenen amel.
          Evet demek ki Allah’ı bilmemiz için Cenabı Hak ne buyurmuş? “Ve mâ halaktül cinne
          vel inse illâ liya’büdûn. “, Biz insanları, cinleri halk ettik ki, bizi mabut bilsinler.

          Ama mabut bilmekten maksat, mabuda itaattir.
          Kitaplar inmiş,  Kitap’la biliniyor. Kitap’a inanmazsa  bir insan bilir mi mabudunu?
          Kitap’a inandıysa, Kitap’ta yasaklar var, emirler var. Tutma mecburiyeti var.
          Evet, bilmek için peygamber  göndermiş, peygambere uymak lazım. Peygambere
          uymazsa nasıl bilecek, neyle bilecek?

          Ne için Allah peygamber  göndermiş? Onunla bileceğiz. Kur’an göndermiş onunla
          bileceğiz.

          Neyi bileceğiz Kur’an’da? Emirleri var, yasakları var. Evet, bu öyledir.
          Ama bir de buyuruyor ki: “Küntü kenzen mahviyyen” , biz bir gizli hazine idik, aşikâr
                                                        28
          olmamız için insanları halk ettik.
          Bak! Âşikâr olmamız için, demek ki bilmek var, bir de bulmak var.
          Şeriat bildirir, tarikat buldurur.
          Evet, onun için şeriatsız da olmaz tarikatsız da olmaz.

          Evvel bilmek sonra bulmaktır.
          Bildin ama bulamıyorsun. Ne faydan olacak ki?
          Ama bulmak için de bileceksin. Bir nimetin varsa nerede olduğunu bileceksin ki onu
          bulasın. Hani bir nimetin olduğunu bildin ama bir de bulmak var. Evet, onun için:
                 Şeriat, tarikat yoldur varana
                 Hakikat, marifet andan içeru

          Şeriat, tarikat, hakikat, marifet bunlar birbirinin içinde.
          Bunların yolu birbirinden geçer. Yani şeriatın, tarikatın ayrı bir yolu yoktur. Şeriattan
          geçiyor tarikatın yolu. Şeriatın tamam olacak ki tarikatın olsun.

          Hakikatin yolu da tarikattan geçer. Tarikatı da tamam anlayıp yaşayacaksın ki hakikate
          geçesin.

          Marifetin yolu da hakikatten geçer. Bunları Cenabı Hak insanlara bahşetmiştir. Şeriatı,
          tarikatı, hakikati, marifeti insanlara bahşetmiştir Allah.
          Peki, şimdi biraz da teveccühten bahsedelim.





          28  Fususül Hikem  Trc. C.1 S.43
   320   321   322   323   324   325   326   327   328   329   330