Page 151 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 151
148 Gülden Bülbüllere
Seni göreyim; işinde, çalışırken, yine rabıtan başında olsun. Sanki
rabıtan, şeyh efendin baş ucunda. Böyle yap, diyor yapıyorsun, şöyle
yap, diyor yapıyorsun, kaldır, diyor kaldırıyorsun, indir, diyor indiri-
yorsun.
Yemek yediğin zaman şeyh efendinin sofrasında yiyorsun, onu yan-
sıla (taklit et); şeyh efendim böyle yiyordu, su içerken yansıla; böyle
içiyordu diye. Bunlar taklittir, bunlar rabıtayı hayaldir.
Bizimki de zaten hayal. Bunu böyle yapa-yapa bunun nakşına geçe-
ceğiz. Taklidinden tahkikine ulaşacağız.
Onun için tarik-i rabıta; işinde, gücünde, çalışırken, yerken, içer-
ken, yatarken rabıtanı unutma.
Unutursun, unuttuğun zaman, aklına geldiği zamanda kendini suç-
la, nedamet duy, pişmanlık duy. Sen çok büyük bir zarar, çok büyük bir
kusur işlediğini bil ki onu atabilesin, onu azaltabilesin.
Tarik-i hatme. Geldik hatmeye, hatmeye dikkat edin.
Peygamber efendimizin hatme hakkında çok hadisleri var, buyuru-
yor ki; ashabına, “cennet bahçelerine girin, meyvelerini yiyin”
- Ya Resulallah, cennet bahçeleri nerelerdir, meyveleri nelerdir, diye
soruluyor. O da diyor ki;
“Cennet bahçeleri zikir halkaları, meyveleri de oradan almış oldu-
22
ğunuz feyzi muhabbet ”
Kelamı kibarda teveccühle hatme hakkında çok geçer;
Teveccühe gelin ihvan
Kuruldu halkayı rahman
Halkayı rahman ne?
Hatme hâce’dir.
22 Tirmizi 3580

