Page 149 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 149
146 Gülden Bülbüllere
Birisi ilim öğrenmede, ilim öğrenecek ki amel işlesin.
Şeriat nedir?
İlim, amel. Şeriat ne? Allah’ın kitabı, Hazreti Resülullahın sünneti-
dir. Bunları bilecek ki işlesin, bilmezse nasıl işlesin.
İlim öğrenmek için beyini dinlemiyor, bir.
Amel işlemek için beyini dinlemiyor, iki.
Eğer beyi zalimse, zülüm ediyorsa, vuruyor çalıyorsa (kırıyorsa),
onun vebalinden korkmayacak gizlice yapacak. Gizlice yapmakla hiç
bir mesuliyeti yoktur. Bu iki yerdedir. Diğer şeylerde yok, diğer şeylerde
yap-yap, yapma-yapma.
Ama diyor ki; İlmihal öğrenme, hocanın nasihatini dinleme, bir
meşayihin sohbetini dinleme, bu olmaz. Çünkü din nasihattir. Pey-
gamber efendimiz “din nasihattir” diyor, “din nasihatten ibaret”.
Bu din, bu kitap, sünnet sadece erkeklere mi var?
Hanımların ibadeti yok mu? hanımların dini yok mu?
Hanımların da bilmesi lazım. O zaman nereden öğrenecek?
Kitaptan öğrenecek, kitap okuyamıyorsa hocadan öğrenecek. Kitabı
herkes okur anlayamaz. Muhakkak ki eğer alim olursa, ayete hadise
mana verirse, ayetten hadisten malumatı olursa onun daha nasihat din-
lemeye ihtiyacı yoktur. Ama, yine onun da, Yunus Emre’nin buyurdu-
ğu gibi;
Niceleri gitti mürşit arayı
Arayanlar buldu derde devayı
Bin kez okursan aktan karayı
Bir kamil mürşide varmazsan olmaz
Ey insan diyor; sen bin sene yaşasan, bin sene ilim tahsil etsen, ho-
canın önünde okusan, bin sene medrese ilmi rahle ilmi okusan, yine
senin bir mürşide ihtiyacın var, diyor.
Mürşitsiz olmaz. Onun için burada bizim tarikatımız sohbettir.

