Page 145 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 145
142 Gülden Bülbüllere
Kitap ve sünnetten ayrılmayalım, zahiri şeriatımız budur. Şeriattaki
hedefimiz budur. Kitaptan sünnetten ayrılmayalım zahirde böyle.
Ama rabıtadan da ayrılmayalım. Rabıtayı da kalbimizde besleyelim
onu unutmayalım.
Olur canım bazen unuturuz, bazı dalgın oluruz. Mesela şuğuldan
dolayı unuturuz. Ama mümkün değildir ki, eğer sen rabıtana inandıy-
san Evliyaullahın velayet parmağı gelir, unuttuğun zaman seni dürter
uyandırır.
Bu öyle bir şey ki gelir bir sinek konar, parmağın bir yere sıkışır,
veyahut da mesela ayağın bir yere takılır, yani bir şey olur. Bunlar o
dalgınlığın içersinde Evliyaullahın manevi parmağıdır. Dürtüyor uyan,
niye unuttun, diyor.
Fakat o ayılmanda bir nedamet duyman gerekir. Bir pişmanlık bir
üzüntü duyman lazım ki onu (gafleti) küçültesin onu azaltasın.
Hani bir insan bir işten pişmanlık görmezse, onu yine işler. İşlemiş
bir şey, fakat ondan pişmanlık nedamet duyarsa onu bir daha işlemez
Yani nedamet, pişmanlık işlememek demektir.
Ama pişmanlık duymuyorsa yine işleyecek işte burada da bizim gaf-
leti azaltmamız için cihad yapacaksın.
Bak; insanlarda kabız hali var, basıt hali var.
Müride kabız hali de rabıtadan geliyor, basıt hali de rabıtadan ge-
liyor.
Aslında kabız hali niye oluyor; çünkü Evliyaullah nefsin yularını
azıcık uzatıyor, çünkü evliyaullah nefsi bağlamıştır tuzağa düşürmüş-
tür. O nefsin azıcık bağını çözünce, o hareket edince, o zaman sende
kabız hali meydana geliyor.
Ama niye bunu böyle yapıyor?
Çünkü cihad yapacaksın. Bunda bir üzüntün olacak, bunda bir sı-
kıntın, bunda bir nedametin, bunaltın olacak.

