Page 334 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 334
Tasavvuf Sohbetleri 4 331
için malını satmak için onlara bir makam mevki elde etmek için. Evet,
işte bu kelamda;
“Utlubu’l-ilme mine’l-mehdi ile’l-lahd” durma sen
Bir kaç esmâ bilmek ile Hakk’ı bildim sanma sen
Sohbet-i Pîre devam et rûz u şeb usanma sen
Zât-ı Hakk’ı anlamaktır binbir esmâdan garaz
Ne buyuruyor? “Utlubul ilmi minel mehdi ilel lehd”, bu emre
göre durma sen, çalış, öğren bir şeyler. Çalıştın öğrendin ama bu öğ-
renmeyle de;
Bir kaç esmâ bilmek ile Hakk’ı bildim sanma sen
Zannetme ki sen Hakk’ı bildin, bilemedin. Ama;
Sohbet-i Pîre devam et..
Bir ehli dilin sohbetine fırsat buldukça, imkânın elinde oldukça,
gayretin oldukça durma devam et. Gece gündüz onun sohbetine git ki
Allah’ı hakkal yakîn bilesin, Allah’ın zatını anlayasın.
Allah’ın zatı var, sıfatları var, isimleri var.
Allah’ın zatı tektir, sıfatı (subûti) sekizdir, isimleri bin birdir, bin bir
ismi var.
İcabında bu bin bir ismi zikir olabilir, zikirdir. Bu tarikatların ay-
rılması da budur. Her tarikatın zikri birbirini tutmaz, ayrılır. Çünkü
Allah bin bir isimle zikredilir. Zikirsiz de Allah’a gidemez. Allah’tan
gelmiş ama zikirle gidecek, Allah’a zikirsiz gidemez.
Allah’a gitmek için üç şey var; Fikir var, Şükür var, Zikir var.
Zahir herkesin anlayacağı bileceği budur. Şükür lazım, niye?
Şükür nimeti arttıracak. Eğer Allah bizi Müslüman halk etmişse,
İslam halk etmişse en büyük nimet bunu bileceğiz. Buna şükredeceğiz
ki Allah elimizden almasın. Şükredersek arttıracak.
Nasıl arttıracak bu nimeti?

