Page 23 - Dosta Doğru Dergisi 1. Sayı
P. 23

unun bir de aksi var:                              Allah Kitap’ında Kur’an’da bildiriyor:“Biz insan-     Mecnun gibi dağdan dağa gezmek Kelamlarda
  “Men aref”sırrına vâkıf olmadım                   larda dört tane göz halk ettik; ikisi başında, ikisi  ne kadar geçiyor bu Mecnunun hitabı.
  Çok muhbire vardım haber almadım Hergiz           kalbindedir.”7 Aç kalp gözünü de gör. Ama bir
bundan eşed bir derd görmedim Aslımdan bir          defa gördüm diyemezsin, gösteremezsin. Niçin?           Bir Leyla’nın Mecnûnuyam cânân ilinin cânıdır
haber veren yok bana                                Çünkü bak! Nebilere mucizelerini aşikâr etmek           Ama yalnız Mecnunluk şudur ki sevmişim seni,
  Bakın!“Men araf sırrına vakıf olmuşum”, vâkıf     vacip olmuş.                                          her şeyden çok sevmişim seni; Mecnun başkasını
olmuş, nereden olmuş? Bir meşayihin                                                                       sevmeyecek, hiç kimseyi kıskanmayacak.
  kapısına gitmiş, o nefsini, rabbisini ona           Ama velîlere kerametini gizlemek farz olmuş.          Çok sevenler var ki kıskanıyorlar. Diyor ki
bildirmiş.                                          Görse de gördüm diyemez. Çünkü niçin?                 ben fazla sevdim. Leyla’yı kimse benden fazla
  Şimdi de bildiremedim, diyor. Çok muhbir,                                                               sevemez.
habercilere vardım onlar da bildiremedi.              Gördüm derse eğer onda bir varlık olur. Ululuk        Çok sevenler var ki onlar da kıskanıyorlar.
  Râbıtamda Hazret-i Pîre dedim“ey Sâmîyâ           davasına düşer, ulûhiyet davasına düşmüş olur.        Benim şeyh efendim bana iltifat etsin, benimle
Geldiğim bilmem ne içindir bu dünyâdan garaz”       Yahu! şeytan ulûhiyet davasında helâk oldu.           ilgilensin, beni sevsin; başkasını sevmesin, bu
  6 Eşrefoğlu Rumi Müzekkin Nufüs S.527             Büyük bir davadır bu                                  doğru değil.
  522 Gülden Bülbüllere                                                                                     Buna ihsan denmez, çünkü bu Allah’ın
  Bakın bu kelam burada açıklanıyor:                  ulûhiyet.                                           rahmetini noksan görmek, Resulullah’ın şefaatini
  Hep zuhûrat pîrimindir yazdığım aklâmiyâ            7 Ahzab 33:4, Beled 90:8, Araf 7:203                noksan görmek, Evliyâullah’ın himmetini noksan
  Dedi“İkmâl-i merâtibdir bu süflâdan garaz”          Teveccüh Sohbetleri 523                             görmektir.
  Bu kelamda, çok âlimlere, çok bilenlere varmış      Evet, işte burada ihvanlar birbirinizi sevmek,        Sanki sen bir fakirsin, gitmişsin bir kapıya‘sâil’
ama onlardan haber alamamış, ne için geldiğini      en büyük kârınızdır. Burada birbirinizi sevin.        (dilenci), orada Allah rızası için bir şey istiyorsun.
bilememiş. Ancak rabıtası bunu yapmış, rabıtası       Mecnun sıfatlı olmaya çalışın.                      O kapı sana bir şey verecek. Bir sâil daha geldiği
ona bildirmiş.                                        Bak, insanlarda Mecnun var, Meczup var, bir         zaman diğeri der ki:
  Evet, işte bu da murakabe, bizde rabıtadır.       de Cünûn var. Bunların üçü de deli görünümlü            —Bu nereden geldi yahu? Şimdi bana verece-
  Muvazene, dengeyi sağlama. Şeriat dengesi         fakat bunlar değişiyor. Esas deli olan cünûndur.      ğini ikiye böler, o olmasaydı bana fazla verirdi. O
elimizde olacak. Her sözümüzü, her işimizi tarta-   Yani akli dengesi olmayan, bozuk olan, Allah akıl     da geldi şimdi bana az verecek, der.
cağız, biçeceğiz ondan sonra yapacağız.             vermemiş ona.                                           Canım Allah sana da versin, ona da versin,
  Müşahede, inanmak. İşte bu müşahedeyi izah          Meczup’ta ne var? Deli gibi görünen ama öyle        kıskanma, niye kıskanıyorsun?
etmek istiyoruz.                                    değiller. Onların işleri zarar değildir.                Evet, onun için burada çok dikkat edin, ihvan-
  Müptediye göre gayba inandık, haktır. Meşayi-       Bir de Mecnun var. Bizim için Hazreti Allah ta-     lar! Birbirinizi sevin.
hin velâyetine inanmak haktır. Ama velâyeti gör-    rikatı bize nasip etmiş. Bunun için de biz Mecnun       Eğer ki bu yolda terakki etmek istiyorsak, bu
meden, ben böyle gördüm, demek, bu da kâzip         sıfatlı olmaya çalışalım. Ne cünun olalım, ne de      yolda gitmek istiyorsak, bir şey sahibi olmak
oluyor. Ama görse de anlayamayana söylemek,         meczup olalım. Meczup olursak eğer o zaman            istiyorsak, birbirinizi sevin. Kenetlenin birbirinize,
yine zararı olur, yararı olmaz. Müşahede inançtır.  şeyh efendimize bağlı değiliz, başka bir yere         birbirinizde kusur görmeyin.
Müptedinin inancı irade ile oluyor; ama müntehi     bağlıyız. Bağlı olduğunu sen bilmiyorsun, idrak         En büyük burada maharet, en büyük amel;
gördüğünün şahidi olmuş, müşahittir. Ama öbürü      etmiyorsun. Mühim olan, önemli olan Mecnun            birbirinizin kusurunu örteceksin, seveceksin.
kâzip oluyor. Kimdir? Demin okuduğumuz gibi ne      sıfatlı olmaktır.                                       524 Gülden Bülbüllere
buyuruyor:                                            Bak! Kelamda da hepsi geçiyor. Cünun geçmez,          En büyük kusur burada birbirinizde kusur gö-
  İşit Niyazi’nin sözün                             meczup geçmez; öyleyse ne geçiyor kelamlarda?         rürseniz, açarsanız en büyük zararı işlemiş olursu-
  Bir nesne örtmez Hak yüzün                          Bir Leyla’nın Mecnunuyam…
  Hak’tan ayan bir nesne yok                          Diyor.
  Gözsüzlere pinhan imiş
  Bak! Hak’tan ayan bir nesne yok, diyor ama
gözsüzlere gizliymiş. Canım gözsüzlere saklıymış
ama görecek bu göz değil. Bu göz görmez onu.
Bakın gözsüzler onu görmez.
  Görenlerde haber yok. Bu göz zâhiri görür. Ama
gören o göz de haber vermez, yasaktır.
  Evet, müşahede görmektir.
  Müptedi, irade sahibinin gayba inancı var. Ama
müşahede de gayba inandığını görmek var. Yani
müşahede gördüğünün şahidi oluyor.
  Bu ancak kalp gözü açılan için, Allah’tan gizli,
ayrı hiçbir şey yoktur. Kalp gözü açık olan için
Allah aşikâr olanlardan daha aşikârdır.

Mayıs 2013                                                                                                Dosta Doğru | 21
   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28