Page 25 - Dosta Doğru Dergisi 1. Sayı
P. 25

işler yapılır, burası bir faaliyete geçer ve sizin  cüh, dört saat teveccüh sürüyor.                      geleni atın tutmayın, bu bir. Bir de gözlerinizi
üzerinizden bu yük kalkmış olur.                         10 Hikmet Goncaları Trc. (500 Hadis Şerif) 83       açmayın, kimseye bakmayın. Bu cezbelenenler
                                                         Teveccüh Sohbetleri 527                             bak, bağırıyorlar, ağlıyorlar, bunlara da göz açıp
  Demek ki gıda maddelerinizi, burada market             Şimdi efendiler! Oynamaktan maksat ütmek,           bakmak yasak. Önünde bir tanesi ağlıyor. Kim,
açılmış, arabanız var, arabası olmayan yok, başka                                                            diye gözünü açma bakma; sağ tarafında bir tane-
yerden almayın, gelin, buradan alın. Bunu da           derler. Tarikata inandınız girdiniz, bu teveccühe     si bağırıyor, kim, diye açma, bakma, yasaktır. Sol
basit görmeyin. Bunu herkes buradan almış olsa,        büyük amel olduğuna inanarak geldiniz. Irak           tarafında çırpınıyor, arkandan tak tak tak kendini
burası çok gelir sağlar. Bu sağlanacak kardeşim,       yerlerden geldiniz, gece sabaha kadar muhabbet        yere vuruyor, bakma.
sen gıdanı nereden alırsan al, orası alış fiya-        ettiniz, Allah muhabbetinizi arttırsın, uykusuz da
tına mı veriyor? Ticaret ediyor. Sen bu ticareti       kaldınız değil mi?                                      Şimdi:
burada yaparsın, başka yer yapmasın, paranız                                                                   Gelin ey yâr-ı sâdıklar
burada kalsın. Hem de buraya vermiş olduğunuz            Yorgunluk da oldu sizde, maddiyat da harca-           Bu meydân-ı muhabbettir
tasadduk var, tasadduk sayılır“İnnemel amalü           dınız. Bunların hepsi yorgunluğunuz, bu kadar           Bütün cem olsun âşıklar
binniyet.”10 Ameller niyete bağlıdır.                  meşakkatiniz, bağırmalar, çağırmalar, ağlamalar         Bu meydân-ı muhabbettir
                                                       burada bir saat içindir. Bu bir saat içerisinde;        Âşıklardan, âşktan mana ne? Yani Allah’ı seven-
  Burayla Kenan Hoca ilgilenecek. Kenan Hoca           kaybınız da bu bir saat içerisinde, bulacağınız       ler, az çok neyse. Zaten Allah sevgisi bizi buraya
ilgilenemediğinde Osman Efendi ilgilenecek.            menfaatiniz de bir saat içerisindedir.                toplamış; az, çok. Ama azı çoğaltabilirsin, çoğu
Şayet Kenan Hoca ilgilenemedi, Osman Efendi                                                                  da azaltabilirsin. İşte bu teveccühte, o azı takviye
ilgilenmedi sırayla Aziz Efendi ilgilensin. O da         Bizim teveccühümüzü basit görmeyin.                 edebilirsin, çoğaltabilirsin. Neyle? Âyıklıkla, ayık
ilgilenemiyorsa Kâtip Efendi ilgilenecek, o da ilgi-     Teveccüh büyük ameldir, ayıklık ister, büyük        olmakla. Çoğu da azaltabilirsin. Burada peşinden
lenemiyorsa ondan sonra Selami Bey ilgilensin.         amel ama ayıklık ister.                               gelen kelamda:
                                                         Hani derler:“Görene, bilene; köre ne?”Tevec-          Gelin dergâha dervîşler
  Bir de bunu açık söylüyorum, üçü ayrı yapıyor-       cüh ayıklık ister.                                      Dergâh; işte burasıdır. Allah zikredilen yer,
lar. Bunu yapmayın, birleşin bu ayrımı yaparsanız        Şimdi teveccüh bir saat sürecek, bir saat           dergâhtır.
burası dağılır; birleşin. Bakın, Hazreti Ömer (r.a)    içerisinde kendimize hâkim olalım. Kalbinizi            Gelin dergâha dervîşler
ne buyuruyor? Diyor ki:“Resulullah eğer benim          muhafaza edin, kötülüklerden muhafaza edin,             Kılalım zevk ü cünbüşler
üzerime bir                                            gafletten muhafaza edin.                                528 Gülden Bülbüllere
                                                         Evet,‘gam gelmez dememişler, gam eğlenmez’,           Bu zevk ü cünbüş ne? Zevk demek, tatlı demek,
  Habeşistanlı siyah köleyi âmir etse, ben ona         demişler.                                             cünbüş demek, hareket demek. Tatlı, hareketli,
itaat ederim.’.                                          Yani gönlünüze gelen herhangi bir düşünce,          zevkli olan bir şey. Hak’tan tecellî eden iradesiz,
                                                       herhangi bir şuğul varsa, bunları geleni atın,        gayr-i ihtiyârî tecellî eden ağlamalar, bağırmalar
  Onun için burada başkana uymak lazım. Eğer           tutmayın. Çünkü kalbinizden atılan gaflettir.         bunlardır; zevk ü cünbüştür.
şayet istişare yapacak olursanız başka bir iş            Kalp bir sudur, su misali. Kalbe gelenler atılır-     Gelin dergâha dervîşler
yapabilir, ancak o dört kişi ikna ile bu iş yanlış     sa, o kalp cârî bir nehir kirlenmez. Hani cârî bir      Kılalım zevk ü cünbüşler
deseler. Ama yine onun rızası ile olacak, ondan        nehir var ki insanlar bütün sokak zibilini, ev zibi-    Hudâ’nındır kamu işler
rızasız hiçbir şey yapamazsınız, başkan seçilmiş       lini döküyorlar, kirlenmez alıp götürüyor; nehirde      Bu meydân-ı muhabbettir
o. Evet, ondan ayrılmayın, eğer ayrılırsanız bu        güç var. Ama bir çukura biriken bir göl suyuna ne       Şefîimiz Muhammed’dir
iş yürümez, laçkalaşır, ihvan da bölünür, iş de        atılırsa orada kalır, kirlenir. Demek ki kalbî cihat
gitmez; bir düzensizlik, bir huzursuzluk meydana       zaten cihad-ı ekberdir. Cihadınızı yapın, kalbinize
gelir, bunları yapmayın.

  Şimdi ders hesabına, hatme hesabına, sohbet
hesabına gelince bunlar da sırayladır. Bu beşi de
bir arada nerede olursa olsun. Orada bir ders alan
varsa Kenan Hoca verir. O yoksa Osman Efendi
verir. O da yoksa Aziz Bey verir, o da yoksa Kâtip
Efendi ondan sonra Selami Bey. Herkes bu emirle-
re riayet etsinler.

  Bir yere mi gidilecek? Mesela Kenan Hoca’nın
yeri yakın gidebiliyor. O gidemiyorsa eğer Alman-
ya içerisinde her vekil kendi etrafında görevlidir.
Dışarı Belçika ile

  Fransa’ya gidilecek olursa yine Kenan Hoca
gidecek, gidemiyorsa sırayla diğerleri gidecek,
anlaşıldı mı?

  Her şeyin bir ölçüsü var, görevi var, nizamı var,
intizamı var. Böyle rastgele olmaz.

  Şimdi teveccühten bahsedeyim saat on bire
geliyor. Bir saat de o sürer. Şimdi burada sekizde
başladıksa üç saat sohbet ettik, bir saat de tevec-

Mayıs 2013                                                                                                   Dosta Doğru | 23
   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30