Page 3 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 3
Bismillahirrahmanirrahim
Allah kâinatın dengesini zıtlıklar üzerine kurmuştur. Soğuk-sıcak, güzel-
çirkin, ateş-su, sert-yumuşak… Maddenin en küçük zerresi olan atom da zıt
iki ögeden oluşur. Pozitif ve negatif.
Ya insan? Kur’ân-ı Kerim’de “Yaratılmışların en şereflisi” diye tarif
edilen insan nefis ve rûh zıtlığını bünyesine taşır. “Her şeyi insan için, insanı
kendim için yarattım” diyor Cenâb-ı Hak.
Bu düzen içinde önemli bir sorumluluğu vardır insanın. İmtihan için
yaratılmıştır. Nefsinin, ilahî emirlere zıt isteklerine uyarsa süflî bir konuma
düşecek, rûhunun gerektirdiği doğrultuda yaşarsa ulvî bir konuma yüksele-
cektir. İşte bunu sağlayacak olan manevî eğitimdir. Nefsin dizginlenip, ruhun
kemâle ulaşmasıdır.
Peygamberlik iki önemli görev ihtiva eden yüce bir makamdır: Nübüvvet
ve Velâyet. Birincisi Cebrail vasıtasıyla gelen emir ve yasakları insanlara
tebliğ görevidir. İkincisi ise, rûhu gerekli eğitimden geçirip kemâle erdirme
ve geldiği yere, Allah’a ulaşmaya lâyık hale getirme gücüdür. Birincisi
zâhirde, ikincisi bâtında cereyan eder.
Hz. Muhammed (s.a.v.) son peygamberdir. Ama dünya sona erinceye
kadar velâyet görevi devam edecektir. Vâris-i enbiya olan velîler insanları
iyiye, doğruya, güzele, hoşgörüye, yardımseverliğe, çalışmaya, özveriye,
sevgiye yönlendirmeye; kötüden, yanlıştan, çirkinden, bağnazlıktan, tembel-
likten, bencillikten, çıkarcılıktan ve kinden alıkoymaya devam edeceklerdir.
Kur’ân-ı Kerîm’de sözü edilen 124.000 peygamber adedinde velî her zaman
var olacaktır.
Tarîkat, kulu Allah indinde makbul olmaya götüren yoldur. İlk İslâm
mürşidi Hz. Muhammed (s.a.v.), O’nun velâyet şemsiyesi altına ilk giren Hz.
Ebubekir (r.a.)’dir. Bu manevî bağlanma Hicret sırasında, mağarada
olmuştur.
İslâm tarîkatları sayesinde koca Türk dünyası Müslümanlığı bir hayat
tarzı olarak benimsemiş ve aynı manevî ilkeler etrafında kaynaşarak kabile
kabile dağılmaktan kurtulmuştur. Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluklarında
yaşayan çeşitli dinden ve çeşitli ırktan insan mozayiği “Yaratılanı severim
Yaradan’dan ötürü” anlayışının getirdiği hoşgörü ve sevgi ortamı sayesinde
asırlarca huzur içinde yaşamıştır.

