Page 7 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 7
Tasavvuf Sohbetleri -2 7
“Tarîkattaki ihlâs meşâyihe teslim olmaktır.”
(21 Temmuz 1992)
Hoş geldiniz. Feyiz getirdiniz, nur getirdiniz, muhabbet getirdiniz. Allah
feyzinizi artırsın. Allah nûrunuzu artırsın.
Feyiz: Allah sevgisi. Allah sevginizi artırsın.
Nur: İbadetle, amelle olur.
Allah ibadetle, amelle nurlandırsın.
Sizi buraya muhabbetiniz getirdi. Allah muhabbetinizi artırsın.
Günden güne derdim artar
Varsam Lokmân’a Lokmân’a
Lokmân: Mürşidimiz, tarîkatımız.
Bu bir evliyâullâh kelâmı. Burada neyi ifade ediyor?
Zâhirde insan derdim artsın diye gitmez doktora. Derdinden kurtulmak için
gider. Bu tasavvuf kelâmı. Manevî dert var bizde. Bu derdin artması gere-
kiyor. Artar, artar, dert çoğalır. Neticede dert bunu bitirir.
Bizim tarîkatımız sohbet tarîkatıdır. Buraya muhabbetle, iyi niyetle soh-
bete geldiniz. Her bir insanın maddî-manevî müşkülleri sohbette çözülür. Soh-
bette rahatlık vardır. Sohbette ferâhlık vardır. Sohbet bir taraftan maddî sıkın-
tıları giderir. Bir taraftan da manevî dertleri yani müridin Allah’a olan
sevgisini, Allah’a olan inancını, Allah’a olan ihlâsını artırır. Biz Allah’a ne ile
yaklaşacağız? İtaat, ibadet ve sevgi ile yaklaşacağız. İtaatsiz, sevgisiz Allah’a
yaklaşılmaz.
Bir insanda -Allah korusun- Allah sevgisi olmazsa, Allah’a itaat etmezse,
ibadet etmezse Allah’tan uzaklaşıyor. Uzaklaşınca karanlıklara düşüyor;
mihnete, meşakkate düşüyor. Allah’a yaklaştıkça ferahlıyor, rahatlıyor, aydın-
lığa ulaşıyor. Bu da ruh ile oluyor.
Ceset ne olacak? Ceset çürüyüp gidecek. Bizde önemli olan ruhtur. Allah’a
itaat etmekle, ibadet etmekle, Allah’ı zikretmekle ruh Allah’a yaklaşır.
Allah’ın göndermiş olduğu Kur’ân’a inanıp tâbi olmakla, Allah’ın bize
göndermiş olduğu Peygamber’ine inanmakla yaklaşır.
Bir Müslüman’ın imanının tamam olması için Âmentü’nün altı şartı var.
Ama sadece inanmak değil, icraatını da yapmak gerekiyor.
- “Âmentü billâhi” (Ben Allah’a inandım)
Allah’a nasıl inanacağız? Allah gaibtir. Bütün görünen, görünmeyen bu
kâinattakileri görüyor. Bir de dünyada görünmeyenler var. Sonra yerin altında
da neler var, Allah neler halk etmiş? Biz sadece yeryüzünü görüyoruz. İlim,
yeraltında ve semalarda neler keşfediyor! Ama ne kadar keşfetseler Allah’ın
bildiği kadar bilemezler. Çünkü her şeyi, künhünü Allah’ın zâtı bilir. Evet ilim
vardır. Ama ilimden mânâ Allah’ı bilmektir.

