Page 12 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 12

12                                                 Gül'den Bülbüllere

               İşte zikir nedir? Kalbimizi Allah ile meşgul etmektir.
               Ne kadar Allah’ı zikredersek o kadar yaklaşırız. Günlük yaşantımız içeri-
            sinde  gafletimiz  mi  çok,  ayıklığımız  mı  çok?  Allah’ı  unutuyor  muyuz?
            Unutmuyor muyuz? Bunun sa’yında bulunmak lazım.
               Ne zaman ki sen 24 saatini zikirle doldurdunsa, bu sürede hiçbir nefesin
            boş geçmedi ise, o zaman sen işte ârif oldun.
               Bil şeriat emr ü nehyi bilmek imiş ey gönül
               Hem tarîkat râh-ı Hakka gelmek imiş ey gönül
               Mârifet Hak ile meşgul olmak imiş ey gönül
               Şeriat, tarîkat, hakikat, mârifet… Mârifet en yüksek derece, en yüksek ma-
            kam. Bir saniye Allah’ı unutmayacak ki o mârifet sahibi olsun. Artık kendi
            varlığı yok oluyor. Allah’ın varlığı onda tecellî ediyor. Bu nimete sa’yımızla,
            şeriatımızla, tarîkatımızla, hakikatimizle mârifete ulaşıyoruz. Allah’a şükür.
               Hubb-i dünya bizi sarhoş eylemiş.
               Var mı onun gibi rindi gallaş
               Kalbimizde dünya muhabbeti olursa bunlara ulaşamayız.
               Vücut göstermeyen düşmanlar vardır. Bunlar manevî düşmandır. Bunlar
            nelerdir?
               1-  Dünya muhabbeti: Dünyayı sevmek bizi helâk ediyor. Allah’ı hatırlat-
            mıyor.
               2-  Şeytanın bize vesvese vermesi. O da bizim düşmanımız.
               Onun  için  de  bir  sa’yımız  olacak.  Gönlümüze  gelen  bir  şey  şeytandan
            mıdır, Hak’tan mıdır? Onu nasıl bileceğiz? Gönlümüze gelen bir şey hayır ise,
            amel  ise,  Allah’ın  emri  ise  o  Hak’tandır.  Gönlümüze  gelen  şey  Allah’ın
            yasakları  ise,  haram  ise,  şer  ise  o  da  şeytandandır.  Bunu  da  bileceğiz.
            Şeytandan mıdır, Hak’tan mıdır? Hak’tan olanı yapacağız. Şeytandan olanı
            yapmayacağız.
               3-  Nefsin  arzuları:  Bu  da  nedir?  Yine  Allah’ın,  Kitap’ın  yasakladığı
            arzulardır.  Mesela  nedir?  Hanımların  tesettürü.  Allah  hanımlara  tesettürü
            emretmiş. Örtünün demiş. Örtünmemiş bir hanım ne oluyor? Şeytanın sözünü
            tutuyor. Örtünen hanım ne yapıyor, Allah’ın emrini tutuyor. Şayet o hanımın
            bir baskısı varsa, bir devlet baskısı var da açıyorsa, o şer işlemiş olmuyor.
            Ama nasıl olacak? Devlet memurudur. Daireye gittiği zaman açar. Daireden
            çıkınca örter.
               Veya ev hanımı. Ama beyi vuruyor, kırıyor, dövüyor. Başını açacaksın
            diyor. O da açarsa eğer mesul olmaz. Çünkü vuruyor, dövüyor. Eğer ayrılması
            mümkün ise, boşanmak da hak. Fakat bu zamanda bu da çetinleşmiş.
               Şeriatımıza göre, Kitap’ımıza göre iki şâhitle nikâh bağlanıyor. İki şâhit
            yanında  da  ‘ben  istemiyorum’  dediği  zaman  hâkime,  davaya,  mahkemeye
            ihtiyaç kalmıyor. Ne kadar kolaylık, Allah’ın emirlerinde ne kadar kolaylık
            var.
               Evlenen  kimseler  birbirlerini  istedikleri  zaman  imamın  ve  iki  şâhidin
            yanında  nikâhla  bağlanıyor.  Beş  dakikanın  içerisinde  oluyor.  Nikâhın
            bozulması da bir anda olur. Hanımdan bozulmaz, erkekten bozulur. Hanım on
   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17