Page 160 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 160
Tasavvuf Sohbetleri 4 157
Sünnetlere, bütün sünnetlere temessük etmektir. Peygambere sün-
netle yaklaşılıyor.
Fakat nafile ibadet de emredilmiştir. Bu nafile ibadetler emir ile
olursa makbul oluyor. Emirsiz yapılan nafile ibadetler faydası olduğun-
dan çok zararı vardır. Nasıl olur canım?
İşte nafile ibadetle kul Cenabı Allah’a yaklaşır ama yolun emniyete
alınması lazım.
Hani insan bir yolculuğa gittiği zaman o yol eğer emniyetli ise mer-
ciine gideceği yolda zararsız, kedersiz, soyulmadan, dökülmeden rahat-
ça gider. Eğer o yol emniyete alınmamış ise orada eşkıyalar, anarşistler
var ise, vuruşma, çarpışma var ise bu yolculuğa gidemez, bu yolculuğu
bitiremez.
Burada anarşist, eşkıya, vurucu, soyguncu ne olabilir?
Şeytan veya nefi s.
Çünkü insan şeytandan kurtulsa bile nefsi emmaresinden kurtula-
maz. Şeytan da suret-i haktan gelebiliyor, nefis de suret-i haktan insanı
kandırabiliyor.
Mesela nefis bakar ki artık bir Müslüman’a amel işletemiyor, sözü-
nü geçiremiyor. Müslüman tamamen idrak ediyor, şuurlu olarak fi krini
kullanıyor, şükrünü kullanıyor. Düşünerekten inancı ve aklı dahilinde
her işini düşünerekten fi krini kullanıyor.
Düşüncesi ne burada?
Kitap ve sünnet, burada ölçü kitap ve sünnettir. Ondan sonra mese-
la hayır-şer, günah-sevap bildiği kadar, şeriattır, yani edilleyi şeriyyedir.
Bunları tatbik ettiği zaman ne olur?
Nefis veya şeytan onu aldatamaz.
Bunları yapıyor, tefekkürünü yapmış artık şeytan ona zahirden bir
isyan işletemiyor. O tamamen itaatte, Allah’a itaatini yapıyor, Allah’a
isyan etmiyor.

