Page 163 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 163
160 Gülden Bülbüllere
sela parlak olmak var, şuleli olmak var. Bir de şulesi, ışığının az olması
var. Bu da neyle oluyor?
Bu da tabii ki imanı güçlendiren amel oluyor. Amele de sevk eden
iman oluyor. Bir insanın imanı ne kadar güçlü olursa, o kadar amele
daha azmi oluyor. İnancı, imanı da kuvvetlendiren amel oluyor. Takvi-
yeli bunlar, karşılıklı efendim.
Onun için vaaz, nasihat, ilim istersen sabret diyorlar. Çünkü ilimin
başı sabırdır. Her şey sabra dayanıyor.
Bir insan alim olmuşsa ilmiyle amil olması için sabretmesi gerekir.
Sabreden biri ilmi ile amil olur.
Eğer sabretmezse, Allah göstermesin, o ilmi onun için tabiî ki zararlı
olacak, faydalı değil. Kendine de faydası olmayacak kimseye de bir fay-
dası olmayacak. Niye?
Sabrederse, ilminin sabrı olursa, o ilminin adamı olur, ilmini taşıya-
bilir, ilminden faydalanabilir. Sabretmezse, Allah göstermesin, o ilmin-
den dolayı onda bir varlık olur, gurur olur, enaniyet de olur. Ondan
sonra veyahut da o ilmini bir maddiyete de yaslar, menfaate de yaslar.
Tabii ilmiyle, bildiği ile amel etmesi için de sabır lazım. O bildiğini
herhangi maddiyata, menfaate yaslamamak için de sabır lazım. Zaten
öyle, eğer bilgisini maddiyata, menfaate yaslarsa ve amel de işleyemezse,
bilgisi Allah göstermesin onda gurur da olur, enaniyet de olur.
Halbuki Peygamber Efendimiz, “Her kim ki Allah için alçalırsa
5
(yani tevazû gösterirse) Allah onu yükseltir ” buyuruyor.
İlim insanlarda bir Sıfatullahtır.
Bu ilminden insanlar geçemezse, ilmini atamazsa alçalamaz ki. İlmi-
ni atmak için de sabır lazım.
İlmini hem yaşayacak, sabır lazım. Hem de ilmine dayanmayacak,
yaslanmayacak, yine sabır lazım.
5 Hikmet Goncaları Trc. (500 HadisŞerif) 397

