Page 164 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 164
Tasavvuf Sohbetleri 4 161
Onun için bütün her şey sabra dayanıyor. Burada ilmin başı sabır-
dır. Zaten kelamı kibarda da öyle;
Bu kesret alemin seyran eyledim
Sabırdan bir büyük kâr bulamadım.
Kesret: Tabi malumunuz kalabalık, yani çok, çokluk.
Bu kesret alemin seyran eyledim
Sabırdan bir büyük kâr bulamadım.
Gezdim çar-ı köşeyi devran eyledim.
Sabırdan bir büyük kâr bulamadım
Dört köşeyi, gezdim dolandım, diyor. Dünyanın dört köşesini gez-
dim diyor, yine sabırdan bir büyük kâr bulamadım. Bir de diyor ki;
Kahraman olanlar hasmını bastı
Kemankeş olanlar yayını astı
Bilmem nedir bende feleğin kastı
Sabırdan bir büyük kâr bulamadım
Burada kahraman, hasmını basan kimdir?
Burada kahraman da yine nefsini yenendir, nefsini basandır. Kahra-
man ol ki nefsine bir şey kaptırmasın. Nefsinin kulu olmasın.
Alim olur da ilmini de nefsi için kullanırsa, işte nefsine kaptırdı. İşte
o insan nefsinin kulu oldu.
Kahraman nefsini yenendir. Çünkü Cenabı Hak bize cihadı emre-
diyor. Peygamber Efendimiz bizi cihatta aydınlatıyor.
Peygamber Efendimiz nasıl aydınlatıyor?
Uhud muharebesinden döndüğü zaman “muharebeyi sağîrden (kü-
çük savaştan), muharebeyi kebire (büyük savaşa) döndük” diye Hadis-i
Şerifi vardır. Sahabe;
- Aman ya Resullullah, biz Uhud muharebesinde yetmiş küsur saha-
be şehit verdik, bilhassa sizin emminiz sizi çok üzdü. Nasıl olur ki daha
bundan büyük muharebe, hangisi olabilir?

