Page 169 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 169
166 Gülden Bülbüllere
Fakat bir de kutsi hadiste buyruluyor ki “biz bir gizli hazine idik,
10
bilinmemiz aşikar olmamız için insanları halk ettik ”.
Bu gizli hazine nerede aşikar oluyor? Nasıl aşikar oluyor?
Bu “Küntü kenzen mahviyyen” fermanı, gizli hazine, ancak insanla-
rın kalbinde biliniyor, kalbinde bulunuyor.
O gizli hazinenin kalpte bulunması için o kalp tamamen Allah sev-
gisiyle, Allah aşkıyla, Zikrullah ile temizlenmesi gerekir.
Bir gönülde kenz açılmaz ta ki pürnûr olmadan
Yani bir kalpte “küntü kenzen mahviyyen” fermanıyla, o gizli hazine
kalpte biliniyor, kalpte bulunuyor.
O hazine afakta bulunmuyor, afakta bulamamışlar. Asla ve asla
şimdiye kadar arayanlar afakta bulamamışlar. Eğer afakta bulsalardı, o
İmam-ı Rabbani, o mübarek İmam-ı Azam, o İmam-ı Gazali, onlar çok
alimlerdi, onlar bulurlardı. Onlar bak nerede buldular?
Onlar gittiler neticesinde bir gönül sahibine gönülden bağlandılar
ki buldular. Bu da Allah’ın emri, gönülden bağlandılar. O zaman o gizli
hazine onlar için aşikar oldu.
Neydi o aşikar olmaları?
Kemal sahibi, velayet sahibi oldular yani aradıklarını buldular.
Cenabı Hak “Habibim seni seven beni sever, seni sevmeyen beni se-
11
vemez ” buyuruyor. Bir de “Habibim bana itaat eden sana tabi olsun.
Allaha itaat edin Resulüne itaat edin. Allah’a ve Resulüne itaat edenlere
itaat edin”.
Ondan sonra Cenabı Hak buyuruyor ki “beni sevin, sevdiklerimi
sevin, kullarıma sevdirin, sevdiklerimle seversiniz beni, sevdiklerimle
kullarıma da sevdirirsiniz, kullarıma sevdirici olursunuz”.
Onun için bir insana işte o “küntü kenzen mahviyyen” fermanı açı-
lıyor.
10 Fususül Hikem Trc. C.1 S.43
11 Al-i İmran 3:31

