Page 170 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 170
Tasavvuf Sohbetleri 4 167
Bir gönülde kenz açılmaz ta ki pürnûr olmadan
Pâdişah konmaz saraya hâne ma’mur olmadan
Bununla ne demek istiyor?
Diyor ki “küntü kenzen mahviyyen” fermanı bilinmiş ama deva-
mında karşısında bir kutsi hadis var. Cenabı Hak diyor ki “ben arşa,
kürse, levhe, kaleme sığmam mü’min kulumun kalbine sığarım”. Bak
bunların ikisi de kutsi hadistir. Onlar birbirini açıyor, birbirini çözüyor,
ayıklıyor.
Ama o gizli hazine nerede bulunuyor?
İnsanların kalbinde, başka yerde bulunmuyor.
Ancak eğer Allah’ı bilmek ise; bir insan Allah’ı ne kadar alim olursa
olsun ilmiyle bilir. Burada Cenabı Hak bir kudsi hadiste “kulum bana
nafile ibadetle yaklaşır” buyuruyor. Kul ne kadar ibadet etse yaklaşır,
yaklaşmış olur, onu bulmuş olamaz.
Ancak bulmuş olmak için bir perde var, o perde kalkacak.
Nasıl ki mevlidi şerif’te ifade edildiği gibi Miraç’ta Cebrail A.S.,
Hazreti Peygamber Efendimizi bir mahâle götürdü;
- Ya Resullullah ben oradan ileri gidemem, benim durağım burası-
dır, dedi.
Ondan daha ileri ne kadar gitti. Fakat orada bir ifade ediyor. Perde
açıldı diyor...
Yalnız Peygamber Efendimiz bir gün Cebrail A.S.’e sordu, “ya ka-
rındaşım Cebrail sen bu vahiyleri getiriyorsun ama nereden alıyorsun?
Kim sana veriyor? Bunları nasıl getiriyorsun? dedi ki;
- Ya Resulullah bir perdenin arkasından bir el veriyor, ben de alıp
geliyorum.
Peygamberimiz “hele bir aç o perdeyi, kim var orada?” diyor. Ceb-
rail A.S perdeyi açtı ki Peygamber Efendimiz orada;
- Ya Resulullah senden alıp sana getiriyorum ben.

