Page 175 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 175
172 Gülden Bülbüllere
İlmiyle amel eden alimlerdir. Onları bulun. Onlarla teşrik-i mesai-
niz olsun ki siz cehalette kalmayasınız. Bildiklerinizi onlardan öğrenesi-
niz. Ama bu zahir, şer’i, bu zahir manası, bu şeriat manasıdır.
Fakat bu ayeti kerimenin tasavvufî, manevî, batın manası için tasav-
vuf alimleri, yani meşayih buna şöyle mana veriyorlar. Buyuruyorlar ki,
bu ayet-i kerimenin meali manası;
- Sadıklar, Allah’a ilmi ezelide vaadini, sözünü yerine getiren kim-
selerdir.
Zaten böyle. Zahir manası da böyle batın manası da böyle. Fakat
zahir manasındaki alimlerle samimi olursanız, eğer dost olursanız ceha-
lette kalmazsınız, her bildiğini onlardan öğrenirsiniz.
Fakat tasavvuf alimleri diyor ki “Sadıklarla olun”; gönül sahibiyle
olun demektir. Bir gönül sahibini bulun, gönül sahibine gönülden bağ-
lanın. Gönül sahibine gönülden bağlanın ki onların müşerref olmuş
olduğu, onların nail olduğu şerefe, onların müşerref olduğu nimete ka-
biliyetiniz miktarı siz de nail olasınız.
Onun için işte bir Evliyaullah burada muhakkak ki bir Müslümana
fırsattır.
Mürşitsiz insanda müşkül hallolmaz.
Mürşitsiz insan, Cenabı Hakkı hakkel yakin bilemez. Hakkel yakin
bilemezse bir kula yazık olur, onun nimeti eksik olur.
Bak Niyazi Mısrî ne buyuruyor.
Mürşid gerektir bildire, hakkı sana hakkel yakin
Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş
Bir de Salih Baba buyuruyor ki
Varlık dağını delmeyen
Ağlar iken gülmeyen
Şeyhini Hak bilmeyen
Düşer hüsrâna sâki

