Page 178 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 178

Tasavvuf Sohbetleri 4                                   175

            İşte Nakşibendi efendimizin emirlerini burada gösteriyor. Bizim ta-
          rikatımızda ders verildiği zaman, mesela istiğfardan sonra el tutulduğu
          zaman;
            - Tarikatı Nakşibendiye’de Hz. Şeyh Efendimizi şeyh efendiliğe ka-
          bul ettin mi? Sorusuna, “Ettim” demek kifayet etmiyor.
            - Kabul Ettim, denilecek.
            “Kabul”u vuslat imiş. İlla “kabul” kelimesi olacak. Eğer “kabul
          ettim,” der de sözünün üzerinde durursa, tamam onun Kabulü Vus-
          lattır.
            (Sofrayı bekletmeyelim)
            .......
            İnanç ayırmış insanları,
            Amel ayırmış insanları,
            Siyaset ayırmış insanları,
            Bölüm, bölüm, bölüm bölünmüşler. Zaten Müslümanlar böyle
          tefrika olup ayrılmasından, bölünmesinden dolayı küfür galip oluyor.
          Yoksa Müslümanlar bu gün birleşseler, yek vücut olsalar küfür tama-
          men yıkılır. İşte o da;
               İlim olmazsa cihanda
               İnsanlar azar kalır yabanda
            Tabii ilim bilmek, amel işlemektir. Herkes kendi aklı ile kendi kafası
          ile bir ilim yapıyor. Mesela işte, şimdi insanlar Nurcu, ne bileyim işte
          Süleymancı, işte Işıkçı, işte bilmem ne diye bölünmüşler.

            Ondan sonra halbuki Tarikatlar haktır.
            Yalnız şimdi küfrî tarikatlar da var. Küfre hizmet gören. Ne demek
          yani bu? Şeriatsız tarikatlar. Öyle tarikatlar varmış ki asla, hiç İslam’dan

          bihaber. Şeriata hiç asla ve asla uyan bir tarafları yoktur ki onlar da
          tarikatlık davasındalar.
            Halbuki tarikat, şeriattır. Şeriatsız tarikat asla olamaz.
   173   174   175   176   177   178   179   180   181   182   183