Page 182 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 182
Tasavvuf Sohbetleri 4 179
İmam-ı Azam mübarek o kelamı konuşmazdı, “levlâke senetân
heleke’n Numan, iki yıl olmasaydı Numan helak olurdu” buyurmuş.
Öyle bir alim daha gelmemiş mağribin afakında. Mübarek diyor ki;
- Biz ömrümüzün son iki senesini Cafer-i Sadık’ın sohbetinde geçir-
meseydik bu ilimle delalete düşerdik. Yani bu ilim beni kurtaramazdı.
Cafer-i Sadık da o zamanın meşayihinden, on iki imamın bir ta-
nesidir, evladı Resuldendir. Mesela o zamanın meşayihine son iki sene
kendisini teslim etmiş.
Hani mesela Reşahatta veya Abdurrahman Cami Hazretlerinin ki-
tabında yazılı mübarek o da öyledir. Beş asır boyunca arz üzerinde alim
olarak tek o gelmiş. Yani beş yüz sene içerisinde onun gibi bir alim
gelmemiş.
Fakat o tarikata girmezden evvel, bütün ulema, hocalıktan üstün bir
meslek daha hocalıktan üstün bir şeref, makam bilmiyorlarmış. Hem
de o zaman meşayihi, dervişleri kendilerinden küçük görüyorlarmış.
Yani hocalığı şıhlıktan daha üstün görüyorlarmış. Abdurrahman Cami
Hazretleri nasıl tasavvufa giriyorsa o zamanın bütün hocaları ikrar et-
mişler ve kabullenmişler. Saadettin Kaşgari Hazretleri o zamanın me-
şayihi, Evliyaullahtan, kendisi evladı Resulden. Nakşibendi efendimi-
zin manevi evlatlarından. Otuz iki tane de halife çıkarmış, irşad etmiş.
Halifelerinin birisi de Abdurrahman Cami Hazretleri. O nasıl Sadettin
Kaşgari Hazretlerine kendisini teslim etmişse o zamanın bütün hocaları
ikrar etmişler ve kabullenmişler, demişler ki;
- Eğer bu tasavvuf ilmi şeriat ilminden üstün olmasaydı, şeyhlik ho-
calıktan daha üstün olmasaydı, Abdurrahman Cami Hazretleri hocalığı
bırakıp gidip derviş olmazdı.
Böyle onun için avamlarda, alimlerde bir esrar vardır ki onu alim ol-
mayanlar bilmez. Çünkü Ayet-i Kerîmede “sizin bileninizle bilmeyeni-
18
niz bir değilsiniz, bileniniz bilmeyenden daha üstündür ” buyruluyor.
18 Ra’d 13:19

