Page 184 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 184
Tasavvuf Sohbetleri 4 181
“Nimetinin Sonuna Kadar Gitse de
Yine Rabıtasını Bırakmıyor”
1985, Erzincan
unları anlayamayız, bilemeyiz ama onu yaşayan bilir. Fakat mürit
Bile meşayihin muamelesine gelince mesela müridi halinden haber-
dar etmiyorlar. Meşayihin zahirdeki velayeti alınmıştır ama zahirde
alınmış. Zahiren yani hareketle yapacağı velayet kuvveti alınmıştır.
Ama maneviyatı, onun ruhaniyeti yetkilidir. Müridine gereken hizmeti
görür, ona gereken muameleyi yapar, onu her tehlikeden de kurtarır,
nimetine de ulaştırır.
Tabii zamanında tasavvuf kitaplarında Abdülkadir Geylani gibi bü-
yük velilerin tasarrufları yazılmış. Bunlar hareketle zahirde insanlara bir
şeyler göstermişler. İnsanlar şimdi istiyorlar ki bunlar da olsun. Bunlar
olmaz, bu zamana göre bunlar kapanmış. Bugün fitne zamanı, şer za-
manı, fesat zamanıdır. Bunlar mümkün değil bunları göstermek emirle
olur, emirsiz olmaz.
Şeyh Efendimiz (Dede Paşa Hazretleri) öyle buyurdu: bütün
Evliyaullah’ın salahiyeti alınmış Resulullah Efendimize teslim edilmiş.
Resulullah Efendimiz’den bir emir olmazsa onlar kendiliklerinden bir
şey isteyemezler. Ama yalnız Evliyaullah müridine yetkilidir.
Evliyaullah’ta iki nur var: rabıta nuru bir de velayet nuru.
Rabıta nuru zahir, aşikâr; rabıta nuruyla zahiri gösterecek herhan-
gi bir kuvvetini, tasarrufunu veya müride yapacak şeyleri zaman icabı
şimdi kapatmışlar, kaldırmışlar.
Ama velayet nuru mevcuttur. Yani yine eskisi gibi hiç değişen bir şey
yok ruha muamele yapılıyor.
Ama bunda da yine bir iltifat var. Bunda büyük bir iltifat var. Bu
zamana göre eğer zahiri tatbikatlarda bir değişme olmasaydı şimdi bu

