Page 179 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 179

176                                          Gülden Bülbüllere

            Çünkü tarikatta bir nimettir, insanlar için aslında büyük bir yoldur.
          Tarikat: Arapça bir kelime; yoldur. Ama bu yolun vasıtası şeriattır. Ta-
          rikat Allah’a giden bir yoldur. Vasıtası şeriattır.

            Yani demek ki burada şeriatta az eksiklik olsa, kıl kadar eksikliği
          olsa, o asla orada tarikata hiç adım atamıyor, o yolda hiç yürüyemiyor,
          adım atamıyor.
            Şeriatsız haller olduğu halde biz de tarikattayız diyorlar (Allah’a sı-
          ğınırım). Bunlar da artık bunların da zamanı gelmiş.
            Çünkü küfür, hakim olduğu için mecbur artık onlar da gizlenmeye
          mecbur kalmışlar.
            Bir talibe üç şart koşulmuştur. Talip demek; talep eden bir kimse.
          Bu talibin manası nereden gelir?
            Cenabı Hak “Kulum iste vereyim” diyor (talebena vecedena). Tali-
          bin manası budur.
            Kul dünyaya ne için gelmiş?
            Cenabı Hak dünyaya gelmiş kulunda bir isteği olacaktır. Cenabı
          Hak dilemiş kulunu halk etmiştir. Cenabı Hakkın dileği ne imiş?
             “İnsanları cinleri halk ettik bize itaat etsinler” dileği budur. Fakat
          kulun bunda maksadı gayesi ne olacak? İtaat…
            Bir insan itaat etmezse kulluğunu yapmış olabilir mi?

            Olamaz.
            İtaat burada “emri bil maruf nehyi anil münker”. Böyle olmayan,
          itaat etmeyen insanlar, “emri bil maruf nehyi anil münker”in dışında
          kalan insanlar da bu zamanda bir tarikat davası görüyorlar.

            İşte bu da neden oluyor işte?
            İlmin kısıtlandığı için.
            Talebe, taliptir, talep eden. Tarikat ise bir yoldur. Bu yolu talep edip
          o yolda talebine ulaşma gayretinde olana talip deniliyor.
   174   175   176   177   178   179   180   181   182   183   184