Page 176 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 176

Tasavvuf Sohbetleri 4                                   173

            Cenabı Hak “vel asrı inneel insane lefî hüsr ” buyuruyor, “insanlar
                                                 16
          hüsrandadır, zarardadır”. Ama kimler?
            Tabii bu zararın büyüğü var küçüğü var. Evet bir insan mesela
          amentünün şartlarına inanır ve yaşarsa tabii zararda değildir. Nakşi-
          bendi Efendimize sormuşlar ki;

            - Bizim tarikatımızın bidayeti ne, nihayeti nedir?
            Buyurmuş ki;
            - Bizim tarikatımızın bidayeti de “amentü billah”, nihayeti de
          “amentü billah”.
            Bu “amentü billah”ın bidayetinde kalmamak nihayetine ulaşmak
          lazımdır.
            Bir de buyrulmuş ki;

            - Sair tarikatların nihayet kârını biz bidayete getirdik yerleştirdik.
            Bu İmam-ı Rabbani’nin Mektubatı’nda mevcuttur. İmam-ı Rabba-
          ni mübarek bir beyanat vermiş, demiş ki,
            - Hace Muhammed Bahaaddin böyle buyurmuş. “Biz sair tarikatla-
          rın nihayet kârını bidayete getirdik yerleştirdik”.
            Acaba sair tarikatların nihayet kârını bidayete getirmişse, bunun ni-
          hayet kârı nerdedir?
            Orada bir ölçü yok. Oradan bir bahis yapamıyor. Yapmamış. Nere-
          ye varır? Bu nedir?
            Sair tarikatlarda şu var. Sair tarikatlar ancak nefis yolu ile terakki

          ederler ki onlarda evvela muhalefetül hevâ var.
            Nakşi tarikatında evvel muhabbetil Mevla var. İşte Nakşibendi
          Efendimizin bu nihayet kârını biz bidayete getirdiğini biz şöyle anla-
          yacağız.

          16  Asr 103:1-2
   171   172   173   174   175   176   177   178   179   180   181