Page 187 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 187
184 Gülden Bülbüllere
Fakat sohbete başlayınca, bakıyor sohbet öbür tarafı destekliyor. Za-
hirden diyor ki; “Havafilerinki doğru, onlarınki yanlış”. Fakat sohbete
başlayınca sohbette gayr-i ihtiyari zuhur ediyor bakıyor ki Tirmizilerin-
kini destekliyor.
Yani mesela yaşayan insan zaten ifade edemiyor.
Yaşamayan da zaten onun sözünü söylediğinde iftira oluyor, galat
oluyor, yalan oluyor.
Mesela şimdi “La Mabude İllallah, La Maksude İllallah, La Mevcu-
de İllallah” sözleri bir talipte hâldir.
“La Mabude İllallah”; mabudum Allah.
Ama “La Maksude İllallah” makamında, o hâl onda tecelli etmedik-
ten sonra “maksudum Allah” demek, kazip (yalancı) oluyor. Niçin?
Maksudum Allah diyen bir kimse tamamen kendini her şeyden kur-
taracak. Yani Safiye makamına ulaşacak. Tamamen her şeyi kalbinden
silecek, atacak. Sırf Allah ile olacak ki maksudum Allah demesinde sa-
dık olsun; kazip olmasın.
Bir de mesela “La Mevcude İllallah” var. Yani bir insan “La Mevcude
İllallah” makamına ulaşmadıktan sonra mevcudata Allah dese küfür-
dür, diyemez. Ama o “La Mevcude İllallah” makamına ulaşır, haktır.
Amennâ ve saddaknâ insan bu makama ulaşıyor. Fakat o ne oluyor?
Onun gözünde kendi, bütün varlıkları ve cisimleri yok oluyor, kay-
boluyor. Bu sefer bütün cisimler Cenabı Hakk’ın varlığına bir mirat-
ayna oluyor. Böyle müşahede ediyor. Zaten kendisi olmadığı halde
kendisinden, kendi varlığını yitirdikten sonra bu böyle oluyor.
Ondan sonra kendi varlığına geldikten sonra yine bütün cisimler de
meydana çıkıyor. O zaman bu cisim Allah diyemez, küfürdür. Çünkü
Cenabı Hakk’a hâşâ mekân olmaz. İman ne? Cenabı Hak noksan sı-
fatlardan beridir. Allah’a noksan sıfat isnat edilmez ama o hâlde zaten
noksan sıfat yok, kalmıyor ki. Ayıldıktan sonra yine cisimler meydana
sıfatta çıkıyor, onlara diyemez. İşte diyor ki;

