Page 190 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 190
Tasavvuf Sohbetleri 4 187
Yani seyr-i sülûk da kalkmış. Şimdi seyr-i sülûk’ün muhatabı, karşı-
lığı çileyi de kaldırmışlar.
Onun için Elhamdülillah, neyimize lazım, bize ne emredilmişse on-
ları hizmet bilelim. Tarikatta hizmetin azı, çoğu olmaz. Yeter ki az da
olsa biz onu hizmet olarak kabul edelim, hizmet olarak bilelim.
• Bir de mümkün olduğu kadar, bildiğimiz kadar, yapabildiğimiz
kadar, gücümüz dâhilinde helâli-haramı, hayrı-şerri tatbik ede-
lim.
• Bir de bağlandığımız yere sımsıkı bağlanalım. Ondan ancak ve
ancak rıza isteyelim, rıza bekleyelim.
Ama bu zamanımızda rızanın nasıl kazanılacağını biz bilemeyiz. Za-
ten bilinmez ki.
• Acziyetimizi, mahviyetimizi bilelim, yokluğumuzu bilelim.
• Mümkün olduğu kadar insaflı, merhametli olalım.
• İnsanlara karşı, artık adamına göre, yerine zamanına göre şefkat-
li, hürmetli olalım.
• Normal ibadetimizi yapalım, hizmetimizi yapalım.
• Rabıtamıza çok bağlanalım, rabıtamıza her şeyimizde sığınalım,
her daraldığımız zaman ondan yardım isteyebilelim. Her geniş
zamanımızda da unutmayalım.
Mesela tarikatta bütün büyükler destur, destur, destur demeyi amel
olarak işlemişler, bizlere de tavsiye etmişler.
Desturun anlamı, manası nedir?
İnsan destur dediği zaman şeyh efendisinden müsaade alıyor. Müsa-
adeyle her işini yapıyor.
Bismillah destur ya Hazreti Pîr ne demektir?
Destur alıyor-müsaade alıyor; kalkıyor,
Destur alıyor-müsaade alıyor; oturuyor,
Müsaade alıyor; yiyor, içiyor. Hep ondan müsaade alıyor. Ne güzel
bir amel, ne büyük bir ameldir.

