Page 327 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 327
324 Gülden Bülbüllere
Başka bir kelamda diyor ki;
Dilersin dilberi dilber kılarsın dilberi dilber
Sana da keşf olur dilber mühim esrâr-ı dervîşân
Müritler için, dervişler için mühim esrar, sır var. Dervişler için her-
kesin bilemeyeceği çok önemli, çok mühim bir sır var. Ama derviş ol-
mayan için bu sır yok, esrar yok.
Bu da nedir?
İnsanlardaki sır makamı var.
İnsanda sır makamı açılmazsa onlardaki sır, esrar, sırrın esrarları bi-
linmez. Bu neye benzer?
Mesela bazı cisimler var ki cismi büyük ismi küçük, bazı cisimler de
var ki ismi büyük cismi küçük. Mesela bir buğday tanesini düşündüğü-
müz zaman toprağa düşünce bitiyor ondan koca adam boyu sap çıkı-
yor. Hatta bir buğday tanesinden yedi baş çıkarmış. Hepsinde bir başak
her başakta yüz tane olurmuş, Onun için Allah bir buğday tanesinden
yedi yüz buğday tanesi veriyor. Bunlar olan şeyler, bir buğday tanesinin
ismi küçük ama cismi büyük, mahareti büyük.
İnsanlar da böyle, işte cisimleri küçüktür ama ruhları büyük. Ama
ruhu büyütmek lazım.
Bu küçük cisim içerisinde büyük bir ruh olabilir. O cismin içerisine
büyük ruh koyulmamıştır ama ne zaman ki kul Rabbisini bilir, Rabbi-
sine olan kulluk görevini yapar o seçilir işte.
Cenabı Hak, “le kad halaknel insane fi ahsen-i takvîm, biz insanı
kıymetli halk ettik, biz insanı büyük halk ettik, güzel güzellerin güzeli
11
halk ettik, en güzel biçimde halkettik ”, buyuruyor.
Ama hangi insan?
Şeriatı, tarikatı, hakikati, marifeti olan insan hem büyüktür, hem
güzeldir, hem de kıymetlidir.
11 Tin 95:4

