Page 328 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 328
Tasavvuf Sohbetleri 4 325
Nedir onun kıymeti?
Zaten umumi olarak insanlar bütün mükevvenatta seçilmiştir. Hal-
kiyette mesnuatında; cemadat, nebâtat, mahlûkat var. Allah’ın halkiyeti
üçe ayrılıyor:
Cemadat yer cismi, yerde olanlar.
Nebâtat yerin bitirdiği bitkiler, sayılmayacak kadar çeşitli çeşitli
renkli isimli cisimli ağaçlar, meyveler, sebzeler. Değil mi?
Mahlûkat ta karada, denizde en büyükten en küçüğüne hayvanlar
var. Karada mesela karınca küçük, fil de çok büyük. Kuşlarda öyledir.
Allah semada kuşlar halk etmiş deveyi kaldırıp götürecek kuşlar var.
İnsan da dâhil mahlûkata, ama bütün mahlûkatın en büyüğü insandır,
en kıymetlisi insandır, en güzeli insandır.
Zahirde mesela bedeni güzelliği olan bir hayvan ne kadar güzel olur-
sa olsun, ne kadar süslü olursa olsun insanı tutar mı? Tutmaz.
Tutmadığı gibi bu insanlar içerisinden seçilen insanlar da böyledir.
İnsanlar haşarattan nasıl seçkinse bu insanlardan da öyle seçkin insanlar
vardır. Neyle seçilecek?
İşte şeriat, tarikat, hakikat, marifet. Marifet de neymiş insanlarda?
Bil şerîat emr ü nehyi bilmek imiş ey gönül
Hem tarîkat râh-ı Hakk’a gelmek imiş ey gönül
Marifet Hak ile meşgul olmak imiş ey gönül
Marifetullah Hak ile meşgul olmaktır. Yalnız beriki kelamda;
Dilersin dilberi dilber...
Dilberlerin dilberleri Allah’tır.
Ne zaman ki insan dilber ile meşgul olursa, kendini dilbere verirse,
hakikate verirse ve dilber onda tecelli ederse Hak’tır.
Allah’ın sıfatları velilerde tecelli ediyor. O zaman güzel olur.
Onun için Allah “biz insanı güzel halk ettik”, o zaman kıymetli
olur.

