Page 108 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 108
Tasavvuf Sohbetleri 4 105
Amentünün şartları var: Allah’a inanmak, meleklere inanmak, kitap-
lara inanmak, resullere inanmak, “ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi” hayrın
şerrin Allah’tan olduğuna inanmak ve öldükten sonra dirilmeye inanmak.
Bu altı şarta insan inanmazsa bir tanesi eksik olsa iman etmiş olamıyor.
O insanın imanı tam olmuyor. Demek ki altı şarta inanmak var.
Niye böyle meleklere iman evvel geçiyor?
“Amentü billahi ve melâiketihi ve kütubihi ve resûlihi”.
Çünkü, Allah’a inanmak, meleğe inanmak, ki melek vahiy getirdi,
kitabı getirdi. Tabi bu zahir şeriata göre.
Kime geldi? Peygamberlere geldi.
“Ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi”; Bu da hayrı şerri Allah halk eder.
Halk etmezse bir şey meydana gelmez. Halk eden Allah’tır.
Ama burada yanlış anlaşılmasın. Bizim için de hayır ve şer vardır.
Hayır ve şerle karşılaşırız. Hayır ve şer bizden de doğar. Biz hayrı ve
şerri icraat da ederiz. Bizim hayrı ve şerri icraatımızdan mesulüz. Ama
karşılaşmış olduğumuz şerden mesul değiliz. Aslında ondan da mesul
olacağız.
Şimdi eğer sen şerle karşılaştıysan ve o şerri de Allah’tan bildiysen,
orada da senin imanın, inancın neticesi, Cenabı Hak, sana bir iltifat
edecek, bir ikramda bulunacaktır.
Ama eğer sen kendin şer işlersen, ona Allah’ın rızası yoktur. Şerle
karşılaştığınız zaman bunu Allah’tan bileceksin. Hayırla karşılaştığın
zaman yine Allah’tan bileceksin. Burada aslında hayır ve şer denilince,
kötü insanlarla veya iyi insanlarla karşılaştın, o değildir.
Aslında burada “ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi” denilince sana gelen
hastalık da dahildir, sana gelen fakirlik de içerisinde dahildir, sana in-
sanlardan gelen eziyet, hürmetsizlik, itaatsızlık, zahmet de dahildir. İşte
Cenabı Hak’tan gelen iptila, hastalıkla gelir, fakirlikle gelir, zilletle gelir.
Bunlar işte “ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi” emri fermanına dahildir,
bunun içerisindedir.

