Page 128 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 128
Tasavvuf Sohbetleri 4 125
Ama işte ceset de ne yapıyor?
Ceset de ruhun kalıbıdır. Ceset de ruhu taşıyor.
Mesela; bu suyu getirip koydular bu bardağa, bu bardak pis olsaydı
suyu temiz tutar mıydı? Tutmazdı.
Ama bu sefer bardak temiz, su temiz değil, bardak suyu temiz eder
mi? Etmez.
Onun için insanlarda şeriatta var, tarikatta var.
Şeriatsız da olmuyor, tarikatsız da olmuyor.
Şeriat ceset ile tarikat da ruh ile oluyor.
Öyleyse biz cesedimizden haberdarız, ruhumuzdan haberdar de-
ğiliz.
Öyleyse ruhumuzun muamelelerinden de haberdar değiliz, biz ru-
humuzun eğitiminden de haberdar değiliz. Tarikata girdiyse, bizim ru-
humuz ne gibi muamele görüyor?
Tarikat ruh ile ilgilidir. Bir insan tarikata girdiyse, meşayihe inan-
dıysa, meşayihe mürit olduysa onun bir muamelesi vardır. Ruhi bir
muamelesi var, ruhi bir eğitimi var. Onu biz bilemiyoruz.
Ama bilmek mühim değil inanmak mühimdir. Biz neye inandık?
..teslim olup şeyhe inan
Burada, eğer bu inanç olursa tamamdır.
Neyle inanacağız, evet bizim ruhumuzu yetiştiriyor.
Nasıl bir anne çocuğunu doğurup, dünyaya getirip, onu besliyor,
büyütüyor, emziriyor, yıkıyor, yatırıyor, yediriyor, içiriyorsa, demek ki
hizmet görüyor. Görmezse çocuğu büyütemez.
Evliyaullahın velayeti de hizmet görmezse onun ruhu gelişmez.
Evliyaullahın ruhu, müridin ruhunu yetiştiriyor, buna inanmak
lazım.
Buna inanmak için de, tarikatın dört şartı var;

