Page 133 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 133
130 Gülden Bülbüllere
Mevlana Halid gidiyor. Bakın şimdi orada, Beytullah’ta onu kerih
görmeseydi, orada irşat olacaktı, Abdullah Dehlevi Hazretleri onu irşat
edecekti.
Ama ilminden geçirmek böyle oluyor. Aynı Şems de Mevlana haz-
retlerini ilminden geçirmek için böyle yapmıştır. Cahilliğe düşürmüş-
tür. Cahillerin yapmadığı hareketleri yaptırmıştır. Onun ilminden ge-
çirmek için, şöhretini kırmak için. Halkın gözünden düşürmek için
yapmıştır.
Şöhrette afat vardır. İnsanlarda ilim de bir varlıktır, amel de bir var-
lıktır. Şöhret de bir varlıktır. Onun için bunlardan geçmek kolay değil,
insan bunlardan kolay geçemez.
İşte Mevlana Halidi Bağdadi hazretleri yedi seneye Hindistan’a git-
miş ki Abdullah Dehlevi hazretleri dünyasını değişmiş, kaim makamı
yerinde, orada Hz. Ziyaeddin duruyor.
Abdullah Dehlevi Hazretleri, Ziyaeddin Hazretlerine ölmeden ev-
vel diyor ki;
- Bağdat’tan Molla Halid geliyor, o gelinceye kadar ben dünyamı
değiştiririm, ama ona gereken muameleyi yap onu iyi yetiştir, diyor.
Manevi gücün, kuvvetin, maharetin neyse ona işle diyor, böyle tem-
bihliyor.
Mevlana Halid geliyor görüyor ki gördüğü adam değil. Eyvah, di-
yor. Ama Ziyaeddin Hazretleri;
- Merak etme hiç değişen bir şey yoktur, diyor. Senin gördüğün
Hazreti Pir bana ısmarladı, diyor. Sen korkma, hizmetini gör alacağını
alırsın, diyor.
Ona, yedi sene su taşıttırıyorlar, tekkeye sakalık yaptırıyorlar. Ağa-
cın ucuna küfeleri bağlar omzunda dereden su taşırlar. Bunlara saka,
hamal derler. Omuzları yara olmuş, yaraları kabuk bağlamış, kabuklar
kalkınca kanıyormuş.
Bir Ermeni hanımı varmış. Onun kapısının önünden suyu götürür-
ken, o Molla Halid’in yaralarını kanamış görünce, bu hanım onun ya-

