Page 134 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 134
Tasavvuf Sohbetleri 4 131
ralarına bakmış tedavi etmiş pamuk getirmiş, o yaraların üzerine zorla
ısrar ederek koymuş.
Bunu Ziyaeddin Hazretleri görmüş.
- Molla Halid o nedir, demiş.
O da demiş ki,
- Efendim, ben bunu rızamla koymadım, filanca madam getirdi ya-
ranın üzerine yemin verdirdi, zorla koydu, diyor.
- Gel o zaman, gel diyor Ermeni hanımın o yaralar için yazığı geldi
de bizim yazığımız gelmez mi, Hazreti Resullulahın merhameti gelmez
mi, Allahın rahmeti sana gelmez mi, diyor. O zaman ne yapıyor? İrşat
ediyor.
Molla Halid Bağdat’ta da kalmıyor Şam’a gidiyor, yerleşiyor. Halidi
Bağdadi hazretlerinin türbesi Şam dadır.
Şimdi şunu ifade edelim; çok büyük zat, zamanının dünya üzerin-
deki, belki kıyamete kadar veya ondan daha evvel gelenler hiç onun ka-
dar büyük hizmet gören olmamış, hem zahir hem batın Zülcenaheyn,
bir asrın da Müceddididir. Zülcenaheyn çift kanatlı demektir.
Zahir şeriatta da çok büyük hizmetleri olmuş fakat tarikatta da, hiz-
meti olmuş. Müceddid olmayan, batın müceddid olmayan tarikattan
kol ayıramıyor. Emirle oluyor, Resulullah efendimizin emri ile oluyor.
İşte Mevlana Halidi Bağdadi Hazretleri Nakşibendi’den kol ayırmış
buna Halidi kolu denmiş. İşte bu bizim kolumuzdur.
Mevlana Halidi Bağdadi hazretleri 365 tane halife çıkarmış, irşat
etmiş. Yani her gün bir halifeye icazet vermek için dua etmiş, yarın, bir
gün, öbür gün 365 günden bir gün boş geçmemiş hepsi dolu.
Bizim kolumuz;
Tariki Şeriat,
Tariki Sohbet,
Tariki Rabıta,
Tariki Hatmedir.

