Page 138 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 138
Tasavvuf Sohbetleri 4 135
Eğer bir insanda şeriat, tarikat, hakikat, marifet olmazsa onun ruhu
Allah’a gitmez değil de; işte o ruh Allah’tan o kadar uzaklaşır ki, aşa-
ğıya iner.
Yani Cenabı Hak haşa yerde midir, gökte midir, nerededir?
Mekanlardan münezzehtir.
Fakat arşı alâ var. Arşı alâdan ileri Allah’ı yerde görmek, aşağıda
görmek Cenabı Hakkın uluhiyetine şanına, şerefi ne hakarettir. Yoksa
yüksekte görmesi, gökte görmesi Allah’ın şanına, şerefine bir hürmettir.
Yoksa Allah yerde mi? gökte mi? hayır.
Ama bizim ruhumuz yüksek alemden geldi. Eğer bu ruhu yüksek
aleme ulaştırırsak...
Neyle ulaşacak?
Şeriat, tarikat, hakikat, marifetle.
Bu olmazsa o yüksek aleme değil bu sefer aşağı süfli aleme düşüyor.
Süfli aleme, tâ yedi kat yerin altına gidiyor.
Kur’anı Kerimde olan bir hakikattir. Cenabı Hak, cesedi ile Hazreti
İsa’yı göklere çekti.
Kârun aleyhilaneyi ise ne yaptı? Cesedi ile malı ile aile efradı ile yere
batırdı. Tâ ki kıyamete kadar yerin dibine her gün gidiyormuş. Kârun
aleyhilane; Hazreti Musa’nın ümmetinden çok zengin olan birisiymiş.
Musa Kelimullah’a gelen Tevrat kitabına göre zekatı gelmiş. Fakat zeka-
tını vermemiş. Demiş ki;
- Ben kazandım. Benim malıma kim karışır, ne karışır, diye zekat
vermemiş.
Allah’da gazap etmiş. Aile efradıyla malıyla canıyla yere batırmış.
Kıyamete kadar durmadan aşağıya gidiyor, yerin dibine gidiyor.
Onun için burada da bizim cesetlerimiz değil, ruhlarımız da böyle
yükselir, arşı alaya da yükselir gider, aşağıya da, yerin dibine de gider.
Eğer kulluğumuzu yaparsak kulluğumuzda, şeriat, tarikat, hakikat,
marifetledir.

