Page 132 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 132
Tasavvuf Sohbetleri 4 129
- Bu benim Molla Halid olduğumu nerden biliyor, diyor. İlerliyor
yanına gidiyor.
- Molla Halid, sana bir sualim var cevabını ver, diyor.
- Buyur efendim, diyor.
Adam diyor ki;
- Bir insan Hâlilin yapmış olduğu binaya arkasını verirse Celilin
yaptığı binayı seyrederse ne lazım gelir.
Celil’in yaptığı binadan mana burada Molla Halidin kalbini bah-
sediyor.
- Bir şey lazım gelmez efendim, diyor.
- Ama Molla Halid sen nasibini burada alacaktın, kaçırdın. Gel
Hindistan da beni bul, diyor.
İşte bu adam Abdullah Dehlevi hazretleri imiş.
Molla Halid;
- Geylani hazretleri bana ne dedi, ben ne ettim, ne iş yaptım. Ab-
dulkadir Geylani hazretleri bana böyle, böyle dedi, ben niye böyle onu
karşıladım, diye çok büyük nedamet duyuyor.
Oradan asıl memleketine gidiyor. Orada Seyyid Abdullah adında
amcasının oğlu var, yaşlıymış buna durumu anlatıp diyor ki;
- Beraber gidelim Hindistan’a,
O da (Seyyid Abdullah);
- Hindistan’a gitmemiz bir sene sürer, buraya gelmemiz bir sene
sürer, belki orada iki-üç sene kalırız, burada çoluk var, çocuk var. Bun-
lar ne olacak, diyor. Gel birimiz gitsin, birimiz burada kalıp, ikimizin
de evinin ihtiyacını görsün, oraya giden ne kazandıysa, yarısını burada
kalana versin.
Seyyid Abdullah yaşlı imiş, sen git ama ne kazandıysan yarısını bana
vereceksin, diyor. O da peki, diyor.

