Page 216 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 216
Tasavvuf Sohbetleri 4 213
“Meşayihimize Makbul Olanı
Güzel Ahlak Sahibi Olmamız”
21.06.1992, İncek
(Sohbet öncesinde Salih Baba divanından 129 nolu beyiti,”Bir
kimseye kim yâr ola tevfîk-i hidâyet”, bir ihvan tarafından gazel olarak
okunmuştur.)
Ey zühd ile veren bana tebşîre-i cennet
Biz münkir-i Mevlâ değiliz nâra ne minnet
Âşık olanın maksûdu matlûbesi rü’yet
Görün nice mahbûb-ı Hudâ var bu beşerde
Sevdim seni seydâ-yı cihân hayır ve şerde
Yani âşıkların isteği, matlubu, maksudu Allah’ın cemalini görmek,
Allah’ın cemalini müşahede etmektir. Rüyet bu demektir.
Bir yerde ki gül yoktur o gülşâneye varmam
Hem sohbet-i pîr olmadığı hâneye varmam
Aşk ehlinin ahvâlini pervâneye sormam
Yani bülbül nasıl ki gül olmayan bahçeye gitmezse ben de pîrimin
sohbeti olmayan yere gitmem, diyor. Pervane kelebektir. Kendini ateşe
atıyor yanıyor ya, aşk ehli de böyle kelebek yanar gibi yanmıştır.
Neyini yakmıştır?
Her şeyini.
Allah’tan başka gönlünde bir şey yokmuş. Veyahut da pîrinden baş-
ka, rabıtasından başka gönlünde bir şey bırakmamıştır.
Görün nice mahbûb-ı Hudâ var bu beşerde

