Page 213 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 213
210 Gülden Bülbüllere
Kainatı aydınlatan bir güneş var. O güneş perdah olduğu zaman,
bulutta değil, o en sıcak aylarda, sıcağın tesirinin fazla olduğu zaman-
larda bu güneş herhangi bir çaputu yakmıyor. Fakat bir kristal var. Kris-
tali çaputun üzerine tuttuğunda, kristalden geçen güneş çaputu yakı-
yor. Kış aylarında en serin aylarda bile kristalden geçen güneş çaputu
yakıyor.
İşte burada yanan çaputtan mana bir kulun, bir müridin varlığıdır.
O kristalden mana mürşittir, meşayihtir.
Güneşten mana da Allah aşkıdır.
Onun için mürşitsiz müşkül halledilmez, mürşide ihtiyaç vardır.
Bir mürit, bir insan kendi varlığından kurtulması için mürşide ih-
tiyacı vardır.
İlim de varlıktır, amel de varlıktır. Allah emek zayi etmez, verir. “et-
tevfiki meassay”, “leyselil insani illa mâ seâ ” emri fermanları var. Yani
12
bir insan say’ıyla (iradesiyle, çalışmasıyla, gayretiyle) her şeyi elde eder.
Fakat say’ıyla elde etmiş olduğu bir nimet, onu perdeliyor efendim.
Mesela;
Cenabı Hak buyuruyor “velekad kerremna beni âdeme , biz insan-
13
ları şerefli kıldık, kerameti verdik”. Eğer insanlar kerametten de geç-
mezse, keramet de onu perdeliyormuş, vuslatına setir oluyormuş.
O kerametten de geçmek için, ilimden de geçmek için, kendi varlı-
ğından da, terki can, terki cisim olmak için bir mürşide ihtiyaç varmış.
Mürşidi olmayan bir insan terk-i vücut, terk-i cisim olamıyor. Çünkü
bir evliyaullahın velayetinde bir insan varlığını bitirmedikten sonra ha-
kikatine ulaşamıyor.
Bir defa bir insan, hak talibi, hakkı talep eden bir kimse fenâfi şşeyh
olacak.
Cenabı Hak “Kulum iste vereyim” diyor. Fakat insanlar için bu is-
tekler çoktur. Çok maddi, manevi, dünya, ahiret istekleri vardır. Ama
12 Necm 53:39
13 İsra 17:70

