Page 212 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 212
Tasavvuf Sohbetleri 4 209
Şeriatsız da olmuyor, tarikatsız da olmuyor.
Bir defa şeriatsız, tarikatlıyım demek zındıklıktır.
İnsan tarikatsız da şeriatla bir makama kadar gidebiliyor. Nimetine
olan mesafenin yarısını kat edebiliyor. Nedir bu?
Cenabı Hak bir kudsi hadiste “kulum bana nafile ibadetle yakla-
11
şır ” buyuruyor.
Bu ilmiyle bilir, ameliyle yaklaşır. Ama sadece yaklaşır.
Bilen ve bilinen birleşmesi için arada bir vasıta lazım. Bir mürşide
ihtiyaç vardır.
Öyle misaller veriyorlar ki her şey misallerle anlaşılır;
Madem ki var olup da, görülmeyen bir şey ne ile ifade edilir? Mi-
sallerle.
Ama ne kadar misal verilirse verilsin yine verildiği gibi değildir.
Mesela Hz. Musa Kelimullah bunun imanında bir eksiklik mi vardı
ki Turi Sina da bin bir kelama konuşmaya gitti. Her yerde hazır olan
Allah’la konuşabilirdi. Turi Sina onun nimetine bir vasıta oldu.
Öyle şeriat, tarikat ondan sonra hakikat.
Mesela, Allah Aşkı deniliyor, fakat insan Allah aşkını elde etmesi
için Allah aşkına duçar olması için ne yapması lazım? Allah aşkı çarşı-
da satılmıyor, babadan anadan miras kalmıyor. İlimle, amelle de elde
edilmiyor.
Bunun da bir erbabı var. Onu bulmak lazım, onu bilmek lazım.
Çünkü Cenabı Hak her maksada her nimete bir kapı tayin etmiştir.
Her maksadın, her nimetin kapısını bilmek lazım.
Mesela bir insana bir kumaş lazım. Manava, bakkala gitse kumaşı
bulamaz. Manifaturacı dükkanına gidecek, girecek ki kumaşı alabilsin.
Manifaturacılarda da mesela bir kilo portakal veya yiyecek bir şey bu-
lamaz.
11 Buhari Rikak 38

