Page 208 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 208

Tasavvuf Sohbetleri 4                                   205

            Bir de süflî makama düşerse, “veye kûlül kâfir u yâ leytenî kün-


                 5
          tü turâbâ ” her zaman İkindi namazlarının peşinden okuyoruz, bizim
          amelimiz Amme suresinin son ayetinde ne buyruluyor? O azabı gör-
          dükleri zaman onlar feryat edeceklermiş. “yarabbi sen bizi toprak halk
          edeydin dünya aleminde toprak olaydık da bu azabı görmeyeydik” di-
          yeceklermiş. Ama daha fayda etmeyecek ki, insanlar bir daha dünyaya
          gelmeyecek. Dünyaya bir defa geliyorlar, ikinci defa gelmeyecekler ki
          uğramış olduğu zararı bir daha ödesinler.
            Cenabı Hak Kur’anı Kerimde “insanlar zarardadır ” buyuruyor. Bir
                                                      6
                                                                   7
          de Cenabı Hak buyuruyor ki “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar ”.
          O zarar eden de bilmiyor. Ama bu zarar, Cenabı Hakkın “insanlar zarar-
          dadır” buyurmasında maddi zarardan bahsetmiyor. Bu manevi zarardır.
          İbadet yapmayanlar zarardadır. Allah’a itaat etmeyenler zarardadır.
            Ne için geldi? Görevi nedir? Nereye gideceğini bilmeyenler zararda-
          dır. Onun için bak;
               Kande gelir senin yolun ya kande varır menzilin,

            Yani nerden geldi senin yolun? Nereye gidiyorsun? Niye geldin?
               Kande gelir senin yolun ya kande varır menzilin,
               Kanden gelip gideceğin anlamayan hayvan imiş.
            İmamı Azam’ın bir sohbeti vardır. Bunda insanların çok büyük bir
          duygusu olması gerek.

            İmamı Azam mübarek çok tevazulu ve çok ibadete düşkün bir kim-
          sedir. Kırk sene ömrü içerisinde yaz, kış, hiç bir gece asla ve asla geceleri
          uzanıp yatağa yatmamıştır. Sabahlara kadar bütün ibadet yapmış, na-
          mazla, ibadetle, okumakla, yazmakla geçirmiş.
            Toplam elli üç de haccı vardır. Demek ki yani mükellef olup on
          beş yaşına girdikten hac farz olduktan sonra, hacca başlamış, hiç boş
          geçirmemiş, elli üç haccı var.

          5  Nebe 78:40
          6  Asr 103:2
          7  İhya-yı Ulumiddin C.8 S.260
   203   204   205   206   207   208   209   210   211   212   213