Page 209 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 209
206 Gülden Bülbüllere
Zaten bugün bütün ulema İmamı Azam’ın görmüş olduğu hizme-
tine hayret ediyorlar ki bu kadar bir ömür içerisinde bu kadar hizmeti
nasıl görebilmiş, akla sığdıramıyorlar. Buradan da onun bir ehli keşif
olduğu ve büyük insan olduğu meydana çıkıyor.
Bu mübareğin talebeleri çokmuş. Talebeleri de onu çok seviyorlar.
Talebeleriyle bir yere giderken bir rafizî rastlamış. Önceden beri bu
rafizîler (beşinci mezhep) var ya İmamı Azam’a çok garezleri vardır,
yani sevmezler. O zamandan bu zamana kadar garezlerinde devam edi-
yorlar. Rafizî, İmamı Azam’a demiş ki
- Ya imam dur sana bir sualim var.
Durmuş mübarek, oradan da affedersiniz bir siyah köpek geçiyor-
muş. Demiş;
- Ya imam senin o sakalın kılları mı hayırlıdır, bu köpeğin kılları mı
daha hayırlıdır. Bana bir cevap ver.
Bunu böyle deyince orada artık ne kadar talebe varsa hücum edi-
yorlar. Adamı parça, pörçük edecekler. İmamı Azam talebelerin onun
üzerine yürüdüğünü görünce mübarek öyle şiddetli bir emir ve heye-
canla;
- Durun hakkımı helal etmem size, elinizi sürmeyin, demiş.
Talebeler donmuş kalmışlar, el sürememişler. Mübarek düşünmüş
tefekkür etmiş. Tabi başını, boynunu eğmiş, gözünü yummuş. Büyük-
lerin tefekkürü böyledir. Başları böyle düşer sinelerine. Yumar gözleri-
ni, belki de böyle el açar bu arada Allah’a da sığınırlar. Ondan sonra, bu
tefekkürden ayıldıktan sonra cevap verirler. Ayılmış;
- Evet eğer ben Allah’a olan kulluk görevimi yaparsam, Allah benim
için cennet hazırlamış orada cennete koyacak. Benim sakalımın kılları
köpeğin kıllarından hayırlıdır ki köpek cennete gelmeyecek. Yok ben
Allah’a isyan edersem. Allah bana ceza verecek olursa benim için ceza
yeri cehennemdir, cehennemine koyacak. Köpeğin kılları benim kılla-
rımdan hayırlı olur ki, köpeğin azabı yok cehenneme gitmeyecek.
Mübarek böyle ifade edince rafızî düşünmüş, ayaklarına kapanmış.

