Page 203 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 203

200                                          Gülden Bülbüllere

            Öldürüyorlarmış, o yine diriliyor, yine sözünü söylüyormuş. Onu
          çeşitli çeşitli öldürüyorlarmış. Öyle yapmışlar ki; bir tunçtan öküz
          yapmışlar öküzün içini boşaltıp onu içine koymuşlar. Ateş yakmışlar o
          tuncu nar etmişler. Onun içinde günler boyunca kalmış. Yine çıkmış
          dirilmiş. Yani böyle çeşitli çeşitli yetmiş defa öldürmüşler, Cenabı Hak
          onu yine diriltmiş, yine sözünden dönmemiş. Çeşitli çeşitli azaplarla
          öldürüyorlar, ama ne diyor?

               Eğer beni Cercis gibi yetmiş kez öldürseler
               Dönmem geri sana varam zira kârim yok durur
            Yani bu mübarekte (Salih Baba) tarikatımızda müride bidayetinden
          nihayetine kadar ne lazımsa hepsini buyurmuş.
            İşte öyle; meşayihin ne kadar hoşuna gidecek ameli olursa olsun,
          hangi yönden olursa olsun ona itibar etmeyecek. Bir mürit meşayihine
          karşı ne kadar kusurlu olursa olsun ondan da kaçmayacak.
            Bizde böyledir, ondan sonra gel;
            Allah’a şükür madem mürit olduk bir inancımız varsa inancımız
          dâhilinde bilgilerimiz var, bunları şey yapalım. Bilgiler deyince diyelim
          bizim bilgimiz yok. Canım senin bilgin olsun olmasın sana diyorlar ki
          sen kitap mı okuyacaksın? Okuduğun kitap senin mürşidini daha fazla
          sevdiriyorsa oku. Bizim bilgimiz bu... Eğer senin okuduğun kitap mür-
          şidine olan sevgini çoğaltıyorsa onu oku, azaltıyorsa okuma. Ne olursa
          olsun okuma onu.
            Senin gitmiş olduğun bir ilim meclisi, herhangi bir hocanın vaazı
          veya herhangi bir meşayihin sohbetine gidince mürşidine daha çok sev-
          gin çoğalıyorsa git, çoğalmıyorsa gitme.
            Senin mesela yapacağın herhangi bir iş rabıtana, mürşidine olan
          sevgine mani oluyorsa onu da yapma, terk et onu.
            Demek ki bizim için en büyük ilim bunlardır.

            Böyle olunca o zaman bizim hakkımızda hayırlı olan, zamana göre;
            Hakkımızda hayırlı olan bilmediklerimizi bize bildirirler,
            Hakkımızda hayırlı olmayan bildiklerimizi de bize unuttururlar.
   198   199   200   201   202   203   204   205   206   207   208