Page 198 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 198

Tasavvuf Sohbetleri 4                                   195

            Sonra biz öyle inanacağız ki bizim pirlerimiz bizi hizmetimizden
          dolayı değil…
            Ne hizmetimiz var ki?
            Ama olsun biz onu yine emir olduğu için kıymetli bileceğiz, çok
          kıymetli bileceğiz.
            Fakat bizim nimetimiz hizmetimizin karşılığı değil. Bunu da böyle
          bileceğiz.
            Yani onların merhametleri, onların gani olmaları, onların merha-
          metli şefkatli olmalarından bileceğiz, oradan bileceğiz.

            Eğer zaten oradan bilmezsek hizmetimiz çok da olsa nimete mazhar
          olunmaz. Mürşide çok hizmet görenler olmuş, hizmetlerinden bekle-
          mişler de hiçbir nimete mazhar olamamışlar.
            Derler;

            - Horasan’da halı dokumasını işitmişler ama eninden ucundan ha-
          berleri yok.
            Şimdi tasavvuf kitaplarını okuyorlar, mesela diyelim ki başka her
          bir tarikatın eğitimi değişir, hâli değişir. Onlardan bir şeyler işitiyorlar,
          duyuyorlar. Halbuki bu zamanımızda zahiren bunların hepsi kalkmış.
          Mesela yine geçmişin adabını tatbik eden tarikatlar var. Mesela hizme-
          tini de gören tarikatlar var.

            Ama bizim tarikatımızda şimdi bunlar kalkmamış da kolaylaştırıl-
          mış, veya da gizlenmiş, sindirilmiş. Anlaşıldı mı efendim?

            Bunlar sindirildiyse demin ifade ettiğimiz gibi mesela mürit gönül
          muamelesinden tatmin olamıyor da;
            - İllaki ben çile çekeceğim, yemeyeceğim, aç duracağım veyahut ta
          çok ibadet edeceğim. Veyahut da mesela nefsimin arzularını terk ede-
          ceğim, derse;
            Evet, nefsin arzuları vardır; meşru, bir de gayrimeşru. Bir yasak ol-
          mayan, bir de yasak olanlar, haram olanlar vardır.
   193   194   195   196   197   198   199   200   201   202   203