Page 201 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 201
198 Gülden Bülbüllere
Yanılmayan, şaşmayan nefsi mutmainneye dâhil olandır.
Onlar nefsi mutmainneye dahil olduktan sonra, nefsinden emin
olandır.
Nefsinden emin olan kim?
Herkes ondan emin olursa nefsinden emin olur. Yani bütün bu in-
sanlar mesela Çingeninden, Poşasından, Türkmeninden yetmiş iki bu-
çuk millet ondan emin olursa, o da nefsinden emin olsun.
Nefsinden emin olandır nefsi mutmainneye dâhil olan.
Ama kim nefsinden emin olur?
Bak şimdi şudur ki mesela bugün değil akrabasından, değil komşu-
sundan, değil ihvan kardeşinden hani hiç tanımadığı en zararlı insan-
lardan da içinden ben en aşağısıyım demektir.
Veyahut da mesela nefsini Yahudilerden de aşağı görecek. Çünkü
Peygamber Efendimizin hadisinde, “benim ümmetime Yahudi’den çok
düşman olan hiç bir millet yoktur, en büyük zarar Yahudi’den gelir”,
1
buyurmuş, (Bu konu ayeti kerimede de var ). Fakat Yahudi olduğu hal-
de icabında Yahudi ona hakaret etse bile kendi nefsini o Yahudi’den
aşağı görürse, işte budur.
Herkes onun nefsinden emin olmuş ki o zaman o da kendi nefsin-
den emin olmuş olur. Budur nefsinden emin olan.
Bunlarda tabii eksiklik olmaz. Artık mutmaine de nefi slerinden tat-
min olmuşlar. Nefislerini kendilerine dost edinmişler, nefi sleri hizmetçi
olmuş.
İnsanların nefsi ölmezmiş; fakat nefsi mesela dost oluyorsa, nefsi
ıslah oluyorsa, göbekten aşağıya inermiş. Göbekten aşağıya inince hiz-
metçi oluyor.
Hizmetçi nerede olur? Ağa nerede olur?
Mesela ağa köşkte, tahtta olur. Hizmetçi onun kapısında olur, aşağı-
sında olur, hizmetini görür.
1 Maide 5:82

