Page 199 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 199
196 Gülden Bülbüllere
Fakat bizde mühim olan bir insan mesela rabıtasıyla her işini, her
ef’alini rabıtasıyla işlerse onlar emir hududunda olur. Başka hiçbir zarar
gelmiyor, hem de terakkisi de muazzam oluyor.
İşte bunu biz anlatamıyoruz, yahu !!
Onlar illaki yok; karşısındakileri görüyor, ben de öyle olacağım.
Git kardaş öyle ol sen! Daha ne edeyim.
Abdülhalik Gücdüvani Hazretleri ne buyurmuş?
- Zahirinizi gözetmeyin, zahirinizi gözetirseniz batınınız harap olur.
Elbiseyle mi gözetmeyin demiş? Elbiseyi burada kastetmemiş.
Kendinizi amelle süslemeyin, amelle gözetmeyin. Zahirinizi gözet-
meyin, zahir gözetmek batın harabatına işarettir.
Yani hepsi geliyor mahviyetin başına. İşte bunu anlatamıyorsun.
Nakşibendî Efendimizin emri de bu.
- Sair tarikatların nihayet kârını bidayete getirdik.
İşte nedir?
Bizim tarikatımızda bidayeti de mahviyet, nihayeti de mahviyet.
Ama bidayetindeki mahviyeti iradenle yapıyorsun, nihayetindeki
mahviyet artık o kendi hâl bir hakikat sende tecelli ediyor iradenle
değil.
Bu iradeyle yapılan, öbür iradesiz yapılana karşı mecaz oluyor. Ama
mecazdan da hakikate geçiliyor. Ama bu mecaz hakikate köprüdür.
Evet, olduğun gibi görün; göründüğün gibi ol.
Fakat bu zamanımızda olduğumuz gibi görünmek olmuyor. İşte o
da olmuyor. Artık siyaset, burada da bir siyaset şarttır.
Ama ne mesela?
Sadakatinde, doğruluğunda, muamelende, almanda, vermende; ol-
duğun gibi görün, göründüğün gibi ol.
Sen kendini icabında doğru gösterip de, hani bir yerden bir zarar
geldiği zaman diyelim ki o doğruluğu bırakmak. Veyahut da bir korku

