Page 310 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 310
Tasavvuf Sohbetleri 4 307
Onun için onlardan kaldı bize. Şimdi orada sahabe ne demek?
Sahabe denince Hazret-i Resulullah’ın yüzünü görenler (kabul ede-
rek) hep sahabe. Bir defa da gördüyse sahabe. Ama inananlar, inanma-
yanlar değil. Mesela o cehennem ile ihtar edilenler var, zahirde on kişi
de cehennemle ihtar edildi.
Fakat on kişi tebşir edildi ama daha on kişiden ileri olan var. Aşikar
olan on kişi aşere-i mübeşşere var; fakat bunlardan da daha seçkin olan
var. Hangisi?
Dört halife, on kişiden seçkin olan dört halife.
Dört halifeden de daha seçkin olan kim?
Sıddık-ı Ekber Efendimiz tek kalıyor, tek’e düşüyor.
Evet, sahabe Hazreti Resulullah’ın yüzünü görüp de inanan ama
bunlar da tabii ensar var. Ensar da sahabe. Ensar’dan daha seçkin olan
muhacirun. Muhacirundan daha seçkin olan bu işte aşere-i mübeşşere.
Onlardan daha seçkin olan dört halife. Daha da seçkin olan Sıddık-ı
Ekber Efendimiz tek’e düşüyor.
Zaten Hazreti Resulullah’ın yârları dört halife onlar da gelmişler
yanına ama onlar bir defa geldiyse Sıddık-ı Ekber Efendimiz on defa.
Yani Sıddık Efendimiz Peygamber Efendimizle saatlerini geçirdiği za-
manlar diğerlerinden çok. Tabii seçkin olan fakat onlar da Resulullah
Efendimizin dört yâri, halifesi fakat onların hepsinin birbirinden farklı
tarafları var. Biz hiçbirini farklı görmeyeceğiz. Hiçbirini birinden farklı
görmeyeceğiz. Fakat kendi aralarında birbirinden farklılıkları var. Ne-
dir? Sıddık-ı Ekber için ne buyurmuşlar?
Sıdkımız Sıddıkiden
Adlimiz Farukiden
Hayâmız Zennuriden
Sahavetimiz Âliden
Burada bir de diyor ki Salih Baba’nın tasavvufi kelamı;
Bizim sadakatimiz Sıddık-ı Ekber Efendimizden bize intikal etmiş.

