Page 309 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 309
306 Gülden Bülbüllere
Hakkal yakînda kurbiyet kalkıyor, ıraklık yakınlık kalmıyor birle-
şiyor.
“Sadıklarımla ol”, bu emirdir.
Ama burada tebşir var, müjde var bu da ne?
9
Bu da: “herkes sevdiği ile beraber olacak ” buyuruyor. Bu da bir
müjde, herkes sevdiği ile beraber olacak.
İşte onun için bizim bir vaadimiz var, sözümüz var. “Elestü bi
Rabbüküm”’de “Bela” demişiz. O “bela”yı bozduksa; eğer zaten boz-
mamış olsak Allah tövbe ayetini göndermezdi. Tövbeyi ihtar etmezdi
bize.
Ulema ne diyor? Diyor ki; tövbe ayetinde hem işaret var, hem be-
10
şaret var. İşaret emir; “kulum tövbe et ” diye Cenabı Hak emrediyor.
8
Beşaret ise; müjde, “tövbeni kabul edeceğim ”.
Ama bu tövbe iki: tövbe-yi sadık var, tövbe-yi kazip var.
Tövbeyi kazip: tövbe ediyor yapmayacağım diyor yine yapıyor. Bu
tövbe insanı kurtarmaz.
Ama tövbe-i sadık: yapmayacağım der daha da yapmaz. Tövbe-yi
sadık budur.
İşte onun için Cenabı Hak tekrar ikinci bir tövbe ayetini bu töv-
bemizi bozduğumuz için göndermiş bize. Ahdi misakımızı ta ki ezelde
vermiş olduğumuz sözümüzden cayıyoruz. Allah tekrardan bozduğu-
muz için bir daha ikinci bir ahit bize dünya âleminde tazeliyor. Eğer
yine bozmadıksa kurtulduk tamam; yok eğer bozduksa yine yandık.
(Soru: Sahabe-yi kiram da ilmel yakîn, aynel yakîn hakkal yakîn
olmuş mu?)
Her şey onlardan bize kalıyor.
Gelen gün geçen günün devamıdır.
Geçen gün gelen günün de ispatıdır.
9 Rıyâzus Salihin S.282 5. Bab
10 Mümin 40:60

