Page 304 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 304
Tasavvuf Sohbetleri 4 301
Şeyhim benim sultân imiş
Hak’tan bize ihsân imiş
Cân derdine dermân imiş
Ama bunun ihsan olduğunu bilir de bunun kıymetini bilirse Allah
büyütecek, bilmezse elinden alacak.
Tarikata girmekle hepsi hakikate ulaşamazlar.
İnsanların tarikata girmekten maksat tarikatı anlamak, yaşamak,
hakikate ulaşmak.
Hakikate ulaşırsa insan küçük varlık iken büyük varlık olur. Kendi-
sindeki sırlar da aşikâr olur.
(Allaaaah)
Allah doyursun, Allah cemalinden kandırsın, tecelli zatından kan-
dırsın, zatının nurundan kandırsın, Habibinin nurundan kandırsın,
velayet nurundan kandırsın.
Bunları daha da iyi anlayacak olursak; velayet nuru esma nurudur.
Habibinin nuru sıfat nurudur. Allah’ın isimleri var ya, bin bir ismi.
Allah’ın sıfatları var ya, sekiz sıfatı. Ama zatı tekdir.
(Canım kurban olsun)
Ben de sana kurban olayım, ben de size kurban olayım.
Evet, efendiler bunlar bizim hakkımızdır, hak edersek hakkımızdır;
hak etmediysek hakkımız değil. Sıfat nuru, zat nuru, Allah’ın nurla-
rı ancak Allah’ın kulları bu nurlara ulaşıyorlar. Allah’ın nurları aşikâr
olsun diye, bu nurlar bilinsin diye, bu nurlar aşikâr olsun diye, Allah
insanları halk etmiş. İnsanlarda bu nurlar tecelli eder. Hiçbir varlıkta
tecelli etmez. Hepsi yok olup gidecek insanlar yok olmayacak. İnsanlar
yalnız âlem değiştiriyorlar.
Ne olur âlem değiştiren insanlar? Burada işte kâinatı aydınlatan gü-
neşin altında yaşıyoruz. Gecesi gündüzü, sefası cefası bu kadar nimetler
görüyor yaşıyor. Ama ahirette bunları hep kaybedecek. Bunlardan daha
çok iyisini elde edecek. Bunlardan hiçbirini elde edemezse mahrum
kalacak.

