Page 301 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 301

298                                          Gülden Bülbüllere

            Sadettin Kaşgari hazretlerine diyor. Yani izhar aşikâr edeceksiniz ki
          herkes size evladı resuld<endir diye hürmet etsinler de sevap kazansın-
          lar, niye gizliyorsunuz, demiş.
            İmam-ı Azam mübarek talebe okuturmuş. Sokakta çocuklar pence-
          renin önünden o yana bu yana geçiyorlarmış. O da çocuklar bu yana
          geçtikçe kalkıyormuş, o yana geçtikçe kalkıyormuş. Hoca ders veriyor-
          muş, ama ders yapamıyormuş. Sormuşlar;
            - Hocam niye bu kadar sen dersin önünden kalkıyorsunuz, de-
          mişler.

            Demiş ki;
            - Oğlum bu çocukların içinde evladı resul var. O bu yana o yana
          geçiyor, ona sebep kalkıyorum, demiş.

            İşte Sadettin Kaşgari hazretlerine demiş ki
            - Siz bu nesebinizi izhar edecekken evladı resulden olduğunuzu niye
          gizli tutuyorsunuz?

            O da ne demiş?
            - Babamdan bana bir şecere kaldı. Fakat ben tarikata girdikten son-
          ra o benim gönlüme geliyordu. Bana varlık oluyordu, ben de onu bir
          duvarın deliğine soktum, çamurla kapattım kaybettim. Sen sordun ben
          de söyledim, sorana söylüyorum, demiş.
            O da ona sormuş;
            - Sen bizim evladı resulden olduğumuzu nerden biliyorsun?
            O da karşılıklı soruyor. Demiş ki;
            - Bu zikirden sonra bir manâ âlemine geçtik, o zaman Hazreti Re-
          sulullah ile görüştüm. O bana dedi ki Sadettin bizim evladımızdır, iki
          tane de bize ulaştırmıştır.
            Fakat Resulullah otuz iki tane demiş, şeyh iki anlamış, kulakları da
          ağır işitiyor. İki tane de bize ulaştırdı deyince, mübarek demiş;
            - “La”, hayır hazret fazla söyleyecekti.
   296   297   298   299   300   301   302   303   304   305   306