Page 296 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 296
Tasavvuf Sohbetleri 4 293
Kitap inananlara inmiş, inanmayanlar zaten kitaba inanmıyorlar. Sün-
net yine inanana, Peygamber inananların Peygamberi; inanmayanların
peygamberi değil ki.
İşte zahirde insan hayvani sıfattan beşeri sıfata geçmek için edille-i
şeriye tamam olacak. Beşeri sıfata geçer ama beşeri sıfat yine noksan
sıfat. Beşeri sıfattan melekî sıfata geçmek için tarikatı tamam olacak.
Tarikatın şartlarını toparlayacak, elde edecek. Sade bilmek değil yaşa-
yacak. Tarikatın şartları ne? Demek ki burada;
Dört şâhın hükmüyle döner cihândır
Evvela edille-i şeriyeyle hayvani sıfattan beşeri sıfata geçecek; olmaz-
sa geçemiyor. Beşeri sıfattan geçmek için dört şart. Bu da nedir?
Muhabbet, ihlâs, adap, teslim. O da nedir?
Muhabbet ne?
Meşayihe olan sevgi.
İhlâs ne?
Meşayihi büyük görmek.
Âdâp ne?
Meşayihi nerelerde olursa olsun, nerede olursa olsun, meşayih ne
kadar ırakta olursa olsun o beni görüyor. Iraklık bende onda değil. Irak-
lık irade sahibindedir. İradeden kurtulan kimsede ıraklık olmaz.
Bir yerdesin her yerdesin;
Her yerdesin bir yerde değilsin .
Bak bu rumuzlu bir kelam. Bir’den mana ne?
Allah’ın birliğine ulaştıysan her yerdesin sen.
Eğer her yerde olursan Allah’ın birliğine ulaşamazsın. O zaman her
yerde olursan bir yerde olamazsın, orada, burada, her yerde sen geze-
mezsin ama gönlün her yerde. Her yerdeysen bir yerde değilsin.
Ne zaman ki bir yere bağlandın. Bir yer ne? Bir Allah’ı, tek olan
Allah’ı gönlünde yaşatıyorsan, onunla yaşıyorsan sen bir yerdesin. O
zaman sen her yerdesin. Allah sana her yeri musahhar eder.

