Page 41 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 41

38                                           Gülden Bülbüllere


            Bak burada zikri, fikri, ameli, ibadeti, değil.
               Sofular cennette kaldı aşıklar didara erdi.
            Sofu ne?
            Sofunun üç anlamı vardır. Bir anlamı sofu çok ibadet yapar. Bir
          anlamı da var ki safiye makamına sâfi leşmiş.

            Sofu safileşemez, Aşık safileşir. Ne için sofu safi leşemez?


            Sofunun ameli var, aşığın ameli yok.
            Aşığın ameli yok deyince, amelini atmış, ameline sahip olmuyor.
            Ama sofu ameli ile süslenmiş, ameli ile bürünmüş, ameli olmuş ona
          perde, ameli olmuş ona nikap, ama aşığın ameli olmuyor ki perdesi
          olsun.
            Aşık ne?
            Allah aşkı ile pişen,
            Allah aşkı ile yanan,
            Allah aşkı ile olgunlaşan.
            Hani bir çiğ bir şey ateşe düşmezse, pişmezse o nimet olabiliyor mu,
          yenilebiliyor mu?
            Niçin Mevlana buyurmuş ki:
               Hamdım, yandım, piştim
            Ne zaman buyurmuş? Niye bu kelamı buyurmuş?
            Şems’ten evvel niye bu kelamı buyurmamış? Şemsi tanıdıktan sonra
          buyurmuş.
            İlmi ile kemali ile bir yönde bir hamlık varmış, ancak Şemsi tanımış,
          Şems vasıtası ile onda bir Allah aşkı tecelli etmiş. Bu Allah aşkı onu
          yakmış, pişirmiş, hamlıktan kurtarmış.
               Çok çektim ise iftirâk

               Kalmadı gönlümde merâk
               Aşkım bana oldu burâk
   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46