Page 46 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 46
Tasavvuf Sohbetleri 4 43
Kime? Cesetlere değil, ruhlara.
Cenabı Hak ruhu ne zaman halk etmiş? Bilmiyoruz.
Nerede kalmış bu ruh? Çok alemler, dolanıp gelmiş.
Dolaştım âhiri bu hâna geldim
Bu hâna, dünyaya geldim. Bir de buyuruyor ki,
Kalemden şak olup seyrâne geldim
Bulut yağmur olup ekvâne geldim
Kalemden şak olunca, seyrana gezmeye çıktı. Kalemden ayrıldı. Ce-
nabı Hak en evvel Peygamber efendimizin ruhunu halk etti. Bütün
ruhlar, her şeyi onun nurundan halk etti. Bir de Peygamber efendi-
mizin en evvel aklını halk etti. Onun nurunu, onun ruhunu halk etti.
Fakat ondan sonra kalemi halk ediyor.
Onun için Arş, Kürsü, Levh, Kalem deniliyor. Cenabı Hak kalemi
halk ediyor ve kaleme bir celal sıfatıyla bakıyor, kalem iki parça oluyor.
Kalem çün iki şak oldu anın kahr-ı celâlinden
Birisi mazhar-ı lutfu birisi mazhar-ı hicrân
Celali ihtisasından kalem iki şak oldu.
Biri yazdı semâvâtı bütün me’vây-ı cennâtı
Biri yazdı küsûfâtı oluben mazhar-ı ekvân
Biri, Cenabı Hakkın cemalinden tecelli eden kıymetli şeyleri, me-
kanları varlıkları yazdı. Biri de küsufatı yazdı.
Kalemden şak olup seyrâne geldim
Bulut yağmur olup ekvâne geldim
Nebât hayvân olup insâne geldim
Bu insan nerelerden geçmiş gelmiş. Aklımızın idrak edeceği bilinen
şeyler burada ifade edilmiş. Bir de var ki, çok alemler bilemeyeceğimiz
idrak ile anlayamadığımız alemler var. Onlardan bahsetmemiş. Çok
alemlerden geçmiş.

