Page 7 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 7
4 Gülden Bülbüllere
Hakka varıyorlar, halka dönüyorlar.
Halka dönüşlerinde haktan irtibatları kesilmiyor.
Bunlar halk ile hak arasında irtibatlılar ki, evliyaullahın zahiri halk
ile, öyle değil mi?
Zahirde bir cismi var, cesedi var, beşeriyeti var, bunlar beşerdir.
Evliyaullah da bizim gibi insandır sosyaldir.
Nazariyet sınıfları var, yemesi var, içmesi var, uykusu var, ondan
sonra hastalanması var, yorulması var, iş buyrulması var, bunlar var.
Ama işte bunların zahiri halk ile batını Hak iledir.
O zaman ne yapar evliyaullah?
“Cemi’den fark’a gelmişler.”
Yani burada bir cem var, bir de fark var. Bak bir kelamı kibar vardır:
Künh-i Zât’ı kimse bilmez bu yola etme heves
Lâl olur dil bu arada bil ki katl olur nefes
Sen mukayyed Zât-ı Mutlak’tan sakın eyleme bahs
Cem’i Fark’ı anlamaktır bu muammâdan garaz
İnsanlar ancak cem’i fark’ı anlamasında; fark’tan söz var, fark’tan mi-
sal var. Cem’den söz yok, cem’den bahis yoktur.
Halktan var. Halk ne? Halk halkiyattır.
Cem Allah’ın zatıdır. Bundan söz yok.
Orada insanlar Cem’ül-Cem olunca, bir defa Allah’ta yok oluyorlar.
Buna ne deniyor?
Fenafi llah.
Ondan sonra tekrar oradan geçtikten sonra yine fark’a geliyorlar.
Cem’den geçip fark’a geliyorlar, ama oraya bir irtibat sağlıyor.
O zaman cem’den fark’a dönenin iki ciheti var.

